Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/182 E. 2023/1241 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/182
KARAR NO : 2023/1241
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi 3. Kişi vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ihale edilen taşınmazın kaydında haczi bulunan haciz alacaklısı olduğunu, satış ilanında taşınmaza %18 KDV uygulanacağının belirtildiğini, satışın KDV’den muaf olması gerektiğini, satış ilanında taşınmazın özelliklerinin eksik gösterildiğini, ilanda satışa konu taşınmazın birikmiş elektrik, su, aidat vb borçlarının 92.051,79.-TL olduğu ve bu borcun satış bedelinden ayrı olarak alıcı tarafından ödeneceğinin belirtildiğini, alıcılara bu şekilde ayrı bir ödeme mükellefiyeti yüklenmesinin alım isteğini azaltan kanuna aykırı bir işlem olduğunu, fabrika ve makinelerin ayrı satılmasının hatalı olduğunu, muhammen bedelin düşük olduğunu, müvekkiline kıymet takdir raporunun tebliğ edilmediğini iddia ederek ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde davacının haciz alacaklısı olduğu belirtilmiş ise de, davacı vekilinin bildirdiği dosyalara müzekkere yazıldığı, verilen cevabi yazılarda satış tarihi itibariyle … 8. İcra Dairesinin 2019/8954 ve … İcra Dairesinin 2019/1970 Esas sayılı dosyalarında davacı tarafından satış talebinde bulunulmadığı ve satış avansının yatırılmadığının belirtildiği, 30.12.2021 tarihli tensip zaptının 5 ve 6 nolu ara kararları ile İİK’nın 134/3-4 madde/fıkraları gereğince belirlenen nisbi harç ve teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verildiği, davacı vekilinin tensip zaptının 5 ve 6 nolu ara kararlarından dönülmesi yönünde talepte bulunduğu, harç yatırılmadığından 492 sayılı Harçlar Kanunun 30 ve 32. maddeleri ile 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilince dosyanın yenilenmesi talebinde bulunulmuş ise de, tensip zaptı ile istenilen harcın yatırılmadığı, 26.01.2022 tarihinden itibaren 3 aylık süre 6100 sayılı kanunun 90 vd. maddeleri uyarınca 27.04.2022 tarihinde sona erdiği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi 3. kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazda haczi bulunan “resmi sicilde kayıtlı ilgili” sıfatına haiz 3. Kişi olduğu için harca tabi olmadığını, mahkeme tarafından dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, daha sonra HMK’nın 150/4.maddesi gereğince ve 26/04/2022 tarihli dilekçe ile dosyanın yenilendiğini, yenileme taleplerinden sonra 28/04/2022 tarihinde doğrudan gerekçeli karar yazılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ihalenin usule aykırı olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaları tekrarladığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK’nın 134. maddesine 7343 sayılı Yasa ile eklenen 3. fıkrası ile “Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir.” düzenlemesi getirildiği, eldeki davanın bu düzenlemenin yürürlük tarihi olan 30.11.2021 tarihinden sonra açıldığı, davacının alacaklı olduğunu ileri sürdüğü icra dosyalarında alacaklı Mutlu Cengaver iken 28.12.2021 tarihinde 30.000,00-TL bedelle alacağı temlik aldığı, davacının ihale tarihi olan 23.12.2021 tarihinden sonra ihale konusu taşınmaz üzerinde haczi bulunan icra dosyasında alacağı temlik alarak tapu sicilinde ilgili olduğunu ileri sürmesinin İİK’nın 7343 Sayılı Yasa ile değişik 134. maddesinde getirilen nispi harç ve teminat yatırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı, ihale tarihi itibariyle bahsedilen icra dosyalarında alacaklı olmadığı anlaşılan davacının tapu sicilindeki ilgili sıfatıyla ihalenin feshini talep edemeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi 3. kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi 3. Kişi temyiz dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazın tapu kaydına haciz şerhi konulan icra dosyalarındaki alacağı temlik aldığını, önemli olanın ihale tarihinde değil, şikayet tarihinde alacaklı sıfatına sahip olmak olduğunu, müvekkilinin dava açıldığı tarihte ihalesi yapılan taşınmazın tapusunda haciz şerhi sahibi olduğundan resmi sicildeki kayıtlı ilgili sıfatına haiz olduğunu, müvekkilinin kanunen harçsız-teminatsız olarak dava hakkı ve ortada kesin bir fesih nedeni bulunmakta iken İlk Derece Mahkemesince esasa ilişkin inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 134. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.