Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/29923 E. 2023/808 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29923
KARAR NO : 2023/808
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun’un (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun’un 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suç işleme kastı olmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, haksız tahrik indirimi ve lehe hükümlerin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, kararın sanık aleyhine ve taraflarına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın soruşturma aşamasında gözaltında kaldığı bir günlük sürenin mahsubuna karar verilmeyerek sanık aleyhine fazla ceza tayinine hükmedildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü acil servise gelen hastanın yanında sanık …’ın bulunduğu, doktor olan katılanın hastanın tedavisine başladığı, hastayı muayene ettiği sırada çıkan tartışmada sanığın “…. sen nasıl doktorsun, senin yaptığın işi s.. s.. git” diyerek katılana hakaret ettiğinin sanığın tevil yollu ikrarı, katılanın ısrarlı ve tutarlı beyanları ve tanık ifadeleriyle sabit olduğu böylece üzerine atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, sanığın tevil yollu ikrarı, katılanın tutarlı beyanları ve tanık ifadeleri karşısında sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğine,
Sanık tarafından temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların olayda gerçekleşmediği ve lehe hükümlerin sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına dair,
Mahkemesinin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, katılan vekili, sanık ve O yer Cumhuriyet Savcısının bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanığın gözaltında kaldığı sürenin, TCK’nın 63. maddesine göre cezasından mahsubuna karar verilmemesi,
2. Sanığın mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, katılanın kendisini Sağlık Bakanlığı vekili ile temsil ettirmesi nedeniyle, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın, katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanunun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.