YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/29911
KARAR NO : 2023/810
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Fuhuş
Sanık hakkında fuhuş suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin 24/04/2014 tarih 2013/107 Esas, 2014/201 sayılı Kararı ile sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 227 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 4 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve karar 05.06.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
2. İncelemeye konu … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanığın denetim süresi içinde 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen mühür bozma suçunu işlemesi nedeniyle hüküm açıklanarak, sanık hakkında fuhuş suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 227 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 80 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğine, işletme müdürü olması sebebiyle sorumlu tutulmasına karar verilemeyeceğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna beraat etmesi gerektiğine vesaire ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
… Emniyet Müdürlüğü Ahlak-Kumar Büro Amirliği’ne gelen ihbarda masaj salonu adı altında faaliyet gösteren iş yerinde fuhuş yapıldığını, iş yerinde bulunan telefonunun bu amaçla kullanıldığını belirtmesi üzerine, olay günü belirtilen adrese müşteri gibi giden görevli polis memuruna salonda bulunan mağdur … isimli bayan masaj yaptıktan sonra 100 TL karşılığı ayrıca cinsel ilişkide bulunabileceğini belirtmesi üzerine önlem alan diğer görevli polis memurlarınca müdahale edilerek suç tespit tutanağı düzenlendiği, bu tutanak, sanığın hazırlık aşamasında alınan beyanları, tanık beyanları karşısında, sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi kapsamında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmeyen sanık hakkında hükmün açıklanabilmesi için öncelikle, usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunması gerekliliği karşısında, Yerel Mahkemenin 24/04/2014 tarih, 2013/107 esas, 2014/201 sayılı kararıyla sanık hakkında fuhuş suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği ancak sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanığın aynı zamanda bilinen en son adresi olan MERNİS adresine, öncelikle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği, mümkün olmaması durumunda aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesinden dolayı tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yöntemince kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece sanık hakkında verilen 17/12/2015 tarih 2015/367 Esas, 2015/672 sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlemin, sanığın 22/01/2014 tarihli sorgusunun olduğu anlaşıldığından, sorgu tarihine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak katılan sanık kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.