Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/6994 E. 2008/1482 K. 21.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6994
KARAR NO : 2008/1482
KARAR TARİHİ : 21.02.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de konu itibariyle davalı vekilinin duruşma istemini reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava davalı alacağının gerçeği yansıtmadığı iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre dava dışı borçlunun davalı yanca yapılan takibe, ödeme emrinin tebliğinden önce muttali olduğu, borcu kabul ederek bedeli paylaşıma konu taşınmazı mal beyanı olarak gösterdiği ve taşınmaz üzerine haciz konulduğu gerekçesiyle davanın 22.091,34 YTL.lik kısmının kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu tür davalarda ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, davalının alacağının varlığını ve miktarını ispatlayamadığı ilkesine değinilmiştir.
Anılan ilke gerek öğretide (bkz., KURU, B.: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İstanbul 2004, s.633) ve Dairemiz uygulamasında yerleşmiş durumdadır. Ne var ki, davalı alacağının muvazaalı olduğu yönündeki iddia, muvazaanın üçüncü kişilerden mal kaçırmak amacıyla yapılmış olduğu düşüncesine dayanır. Somut olayda davalı, dava dışı borçlu ile arasındaki geçmiş hukuki işlem ve ilişkileri açıklamıştır. Öte yandan ödeme emrinin icra dairesinde borçlu tarafından tebellüğ edilmesi, borcun kabulü, sürelerden feragat alacağın muvazaalı sayılmasına tek başına yeterli delillerden değildir. Davalı alacaklı ile dava dışı borçlu arasında çeşitli hukuk davaları açıldığı ve ceza kovuşturmaları yapıldığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Kaldı ki, bir başka alacaklı tarafından aynı mahkemede açılan sıra cetveline itiraz davası, davalının gerçekten alacaklı olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
Delillerin takdirinde yanılgıya düşerek ve hukuki dayanaktan yoksun, yetersiz bilirkişi raporu çerçevesinde oluşturulan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.02 .2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.