YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7711
KARAR NO : 2008/3397
KARAR TARİHİ : 03.04.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … … ile davalı … mirasçıları vek.Av. … ve diğer davalı … vek.Av. …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, Bodrum İcra Müdürlüğünün 2003/774 esas sayılı dosyasından borçlular … ve …’ın bulunduğu Delfin Otel’de menkul haczi yapıldığını, ayrıca bir taşınmaza ihtiyati haciz uygulandığını, 13.06.2003 tarihinde yapılan haciz sırasında otelin boşaltılmasının istendiğini, dava dışı ….’in borca kefil olması ve alacaklı vekilinin baskısıyla 65.000.000.000 TL bedelli bir çekin verildiğini, çekin haciz tehdidi altında alındığını ileri sürerek çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevabında, icra tutanağının imzalanmasından 6 gün sonra tutulan tutanağın hukuki değeri bulunmadığını, çekin teminat çeki olduğuna ilişkin bir ibare olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… tarafından … ve … aleyhine başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası 07.05.2003 tarihinde kabul edilmiş, karar 19.06.2003 tarihinde tehiri icra talepli olarak temyiz edilmiştir. Karardan sonra temyizden önce 17.06.2003 tarihinde borçlunun işyerinde haciz işlemi uygulanmıştır. Davacı … haciz sırasında oteldeki eşyaların boşaltılması tehdidiyle dava konusu senedi verdiğini ileri sürmüştür.Dava konusu çek haciz tutanağı ile aynı keşide tarihini taşımakta
olup, keşidecisi …, lehdarı …, hamili ise …’ dir. İcra memurunun 19.06.2003 tarihli tutanağında çekin davacının iddiasında belirtildiği gibi düzenlendiği belirtilmiştir.
Davacı ile davalı çek lehdarı … arasında aracılık ilişkisi dışında ilişki bulunduğu kanıtlanamadığından aracılık ilişkisinden kaynaklanan alacakla ilgili hacze esas itirazın iptali davası reddedildiğinden davacının dava konusu çekten dolayı lehdar …’e borçlu olduğu kabul edilemez.
Ancak, diğer davalı … çeki ciro yoluyla devralmıştır. Şahsi def’ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin bile bile keşideci borçlu zararına hareket etmesi gerekir (TTK m .730/5, m.599/2). Mahkemece davacıdan davalı hamilin kötüniyetli olup olmadığı konusundaki delilleri sorulup, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.