YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11167
KARAR NO : 2009/4957
KARAR TARİHİ : 27.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki takibin iptali-menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ve Av…. ile davalı vek.Av….’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 2003 yılında boşandığı eski eşi olan davalının, evlilik sırasında işletilen eczanenin işleri için kullanılan çeklerden birini uhdesinde tutarak, hakkında icra takibi başlattığını, eczane işinin 2000 yılında sona erdirildiğini, müvekkilinin söz konusu icra takibine konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini, takibin iptalini, davalının icra takibinde haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle %40 oranında tazminat ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, çekteki imzanın davacıya ait olduğunu ve taraflar arasında düzenlenen protokole göre verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, icra dosyasına konu olan 28.12.2005 günlü ve 180.000 TL bedelli çekin taraflar arasında boşanma davası sürerken, “anlaşma” isimli belgede yazıldığı üzere mal bölüşümünden doğan değer farkı karşılığında davalıya verildiği, MK’ nun 184/6.hükmü uyarınca çekin ve anlaşmanın boşanma kararını veren hakime sunulup onaylanmamış olması nedeniyle geçersiz olduğu belirtilerek, davanın kabulüne, çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı takipte kötüniyetli olmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece uyuşmazlık hakkında MK’nın 184’üncü maddesi uygulanarak hüküm kurulmuştur. 4787 Sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4/1 hükmü uyarınca “22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 03/12/2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler” aile mahkemesinin görevine girmektedir. Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması zorunlu olup, anılan kanun hükmü uyarınca uyuşmazlığın aile mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, bozma nedenine göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.