YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7298
KARAR NO : 2023/113
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılardan … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava konusu 9-10 parsel sayılı taşınmazların babaları …’ten intikal ettiğini, babalarının yaklaşık 40 yıl önce vefat ettiğini, kardeşi …’in 1989 yılında …’ya yerleşmesinden sonra taşınmaz üzerine diğer kardeşi… ile birlikte üç katlı ev inşa ettiklerini ve tüm masrafı birlikte temin ettiklerini, kardeşi davalı …’in taşınmaz üzerinde hakkı bulunmadığını, taşınmazlar için … Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu belirterek dava konusu 9-10 parsel sayılı taşınmaz mülkiyetinin yarısının tarafına, diğer yarısının da kardeşi olan …’in mirasçıları olan …, …, … ve …’e ait olduklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılara usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalılardan …: “…dava konusu evi davacı … ile beraber rahmetli eşinin yaptığını, davalı …’in ev yapılırken hiçbir maddi destek sağlamadığını…”; davalı … “… dava konusu evi davacı amca ve babasının beraber yaptığını, davalı …’in evin yapılmasında hiç bir maddi desteğinin bulunmadığını, dava konusu evin bulunduğu köyde bu hususun herkes tarafından bilindiğini…” beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın sübut bulduğu gerekçesiyle kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacının kendine yakın tanıklar ile yine aynı köyde ikamet eden davacının tanıdık ve yakın tanıklarının beyanına itibar edilerek karar verildiğini, muhdesatın kim tarafından, hangi gelir ile kimin adına ve hesabına, ne zaman ve ne şekilde yaptırıldığına dair detaylı hususların tespiti yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun da bu hatalı olduğunu, muhdesatın hangi tarihte yapıldığının tespiti halinde müvekkilin inşaatın yapımı sırasında köyde olup olmadığı ve inşaata katkısının olup olmadığının belirlenebileceğini belirterek kararın hatalı olduğunu ve davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazlar üzerinde bulunan üç katlı yapının davacı ile … dışındaki davalıların mirasbırakanı… … tarafından yaptırıldığı dinlenen tanık anlatımları ve dosya içeriği ile anlaşılmış olup davacı sadece kendine ait olan 1/2 payın tesbitini talep edebileceğinden, müteveffa…’e ait olup ölümüyle … dışındaki davalılara intikal eden payın aidiyetinin tespitini ancak hak sahibi olan bu kişilerce istenebileceği, mahkemece davacıya ait olmayan payın da aidiyetinin tespitine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı; davaya konu muhdesatın değeri 253.000,00 TL olarak belirlenmiş olmasına karşın mahkemece nereden bulunduğu açıklanmayan 313.705,00 TL esas alınarak karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, yine … dışındaki davalıların davayı kabul ettikleri benimsenerek hüküm kurulmuşsa da diğer davalıların davayı kabul yönünde sunmuş oldukları bir dilekçe bulunmadığı gibi kabul yönünde imzalarıyla tasdik ettirilmiş, duruşma tutanağına geçen bir beyanları da bulunmadığı, davalılar…’ın duruşmaya da katılmadığı, yargılama giderlerinden sadece davalı …’in sorumlu tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın davacı tarafından meydana getirildiği hususunun yanlı tanık beyanlarıyla ortaya koyulduğunu, alınan bilirkişi raporunun da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdasatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 Sayılı TMK m.684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK m.718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK m.722, 724 ve 729), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 Sayılı HMK m.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK m.114/1-h ve 115).
3. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmazda taraflar paydaş olup, derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunması nedeniyle muhdesatın aidiyetinin tespiti davası açılmasında davacı tarafın hukuki yararı bulunduğu, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla da davacının iddiasını ispatladığı da gözetilerek davanın kabulü yönünde karar verilmesi Dairemiz ve Yargıtay uygulamarına uygun düşmektedir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılardan … vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılardan … vekilinn yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının … (6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun/6100 sayılı Kanunun) 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.