Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/7960 E. 2023/292 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7960
KARAR NO : 2023/292
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının 2243 ada 8 parsel numaralı taşınmazın tamamının maliki olduğunu, davacının İmar Kanunu 18 inci madde uygulaması sonucu edindiği taşınmazın bir kısmında davalı …’e ait ev bulunduğunu, taşınmazın bir kısmında da belediyeye ait yol geçtiğini belirterek haksız elatmanın önlenmesini ve tecavüz teşkil eden kısmın yıkılarak kaldırılmasını, mahkemece davalıya bedel ödenmesine karar verilmesi halinde müdahale oranının dikkate alınmasını ve Aksaray Belediyesini davaya dahil etmek üzere süre verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, aksi takdirde bilirkişi tarafından belirlenecek olan evin değeri ödendiği takdirde davalıya ait evin davacı adına tescilini kabul ettiklerini dile getirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, “davalının iyiniyetle belediyenin tahsis kararı doğrultusunda yapısını inşa ettiği, ancak Belediyenin davacı ile davalının evlerinin bulunduğu parselde yeni düzenleme yaparak parselin tamamını davacıya sattığı, davalıya başka yerden tahsis yapıldığı, iyiniyetle yapılan evin tamamının bedeli olan 19.000,00 TL’nin davalıya ödenmesi karşılığında … Mahallesi, 2243 ada 8 parsel sayılı taşınmaza davalının elatmasının önlenmesine, evin kal’ine, paranın ödeninceye kadar bankaya yatırılmasına” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili; davalının iyiniyetli olduğunu, evinin piyasa değerinin davalıya ödenmesini, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini, davalıya ait tapu kaydında res’en isim karışıklığının düzeltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir.

2.Davacı vekili; evin piyasa değerinin ödenmesi talebinin haksız olduğunu, davalının Belediye tarafından yapılan imar uygulamasını bilmesi ve davacının uyarılarına rağmen dava konusu parselden çıkmaması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, vekalet ücreti talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından belirlenen değerin gerçeği yansıtmadığını ve fahiş olduğunu, Belediye ile birlikte bu bedelden sorumlu olmaları gerektiğini, davalının kötüniyetli olarak eldeki davanın uzamasına sebebiyet vermek için tapu kaydının resen düzeltilemeyeceğini iddia ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalıya ait taşınmazın bir kısmı yolda kaldığından buna göre bedel hesaplaması yapılmasını, taraflarına vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi, davacı ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ve davalı vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlamışlardır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanununun (TMK) 684 üncü maddesi, 3194 sayılı İmar Yasası’nın l8 inci maddesi ve 2981 sayılı Yasa’nın 3290 sayılı Yasa ile değişik l0/c maddesi,

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ve davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görüldüğünden her iki taraf vekilinin temyiz taleplerinin reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ve davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.