Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/10072 E. 2023/645 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10072
KARAR NO : 2023/645
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı erkek vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin olumsuz davranışlarının sürekli devam ettiğini, kadını küçük düşürdüğünü, rencide ettiğini, erkeğin en küçük şeyi sorun haline getirip büyütüp kavga çıkardığını, sürekli hakaretlerde bulunduğunu, defalarca şiddet uyguladığını, tarafların erkeğin annesi ile birlikte yaşadığını, kadından hizmetçi olmasının beklendiğini, en son olayda kadının çok ağır bir şekilde darp edildiğini ve ortak konuttan ayrılmak zorunda kaldığını, ailesine sığındığını belirterek tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesi gereğince boşanmalarına, çocuklardan Şeymanur’un velâyetinin anneye verilmesine, çocuk için 500,00 TL tedbir ve iştirak, kadın için 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı erkek cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça iddia edilen hususların asılsız, mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, davacının geçimsiz davrandığını, olayları büyüterek kavga çıkarttığını, uzun süre evi terk ettiğini, çocukları darp ettiğini, hakaret ettiğini, aşağıladığını belirterek tarafların boşanmalarına ve davacı kadının sair taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, erkeğin, kadına süreklilik arz eder şekilde fiziksel şiddet uyguladığı, küfür ve hakaret ettiği, sorumsuz bir kişiliğe sahip olup eve geç vakitlerde geldiği, 20 Nisan 2021 tarihinde yaşanan olayda davacı kadının yüzüne vurarak gözünü morarttığı, saçını yolduğu ve dişlerini kırdığı, bu olaydan sonra kadının ailesine sığınmak durumunda kaldığı, kadının da, erkeğe “şerefsiz, orospu çocuğu” şeklinde hakaretler ettiği, kayınvalidesine sinkaflı küfür ettiği ve dönem dönem müşterek çocuklara fiziksel şiddet uyguladığı belirtilerek, boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin, kadına nispeten ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın lehine kadının ev hanımı olduğu ve yoksulluğa düşeceği gerekçesi ile 450,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve erkeğin kusurlu davranışlarının kadının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu, boşanmakla eşinin desteğinden yoksun kalacağı gerekçesi ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumları, kusurlu davranışların ağırlığı, ekonomik koşullar, paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkesi gözetilerek kadın yararına 10.000,00 TL maddî ve 10.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine, tarafların reşit olmayan ortak çocuğu .un velâyetinin çocuğun tercihi, fiili durumu ve üstün yararı gözetilerek davacı anneye, diğer ortak çocuklar İsmail Hakkı ve Muhammed …’nın velâyetinin babaya bırakılmasına, Şeymanur için aylık 350,00 TL tedbir ve iştirak nafakası ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı erkek vekili, kadının boşanma davasında fahiş miktarda nafaka ve tazminat talep ettiğini, haksızlığa uğrayanın davalı erkek olduğunu, tanık beyanlarıyla bu durumun ispatlandığını, kadının davranışları yüzünden evliliğin bittiğini, çocukların velâyetini talep ettiğini belirterek, hükmün usûl ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velâyet yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği, tarafların ekonomik sosyal durumu ve kusur belirlemesine göre, nafaka ve tazminat miktarlarının takdirlerinin usûl ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince davalı erkek vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı erkek istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, kadının boşanma davasında fahiş miktarda nafaka ve tazminat talep ettiğini, haksızlığa uğrayanın davalı erkek olduğunu, tanık beyanlarıyla bu durumun ispatlandığını, davacı yüzünden evliliğin bittiğini, çocukların velâyetini talep ettiğini belirterek, kusur belirlemesi, tazminatlar, nafakalar ve velâyet yönünden kararın yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında görülen boşanma davasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikteki geçimsizlikte kusurun kimden kaynaklandığı, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile nafaka verilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve velâyetin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 174 üncü, 175 inci, 330 uncu maddesi, 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası, 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usûl ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.