YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7813
KARAR NO : 2023/3777
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜMLER : 1)Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli ve 2017/24 Esas, 2017/24 sayılı Kararı ile; zincirleme biçimde basit zimmet suçundan mahkûmiyet,
2)Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 06.06.2017 tarihli ve 2017/1164 Esas, 2017/1228 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.06.2017 tarihli ve 2017/1164 Esas, 2017/1228 sayılı Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun’a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile de anılan Kanun’un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, sanık müdafiinin de anılan geçici maddeye istinaden 15 günlük yasal süre içerisinde 07.12.2021 tarihli dilekçeyle hükmü temyiz ettiği gözetildiğinde esasın incelenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ordu Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2015 tarihli ve 2015/4269 Soruşturma, 2015/1549 Esas, 2015/91 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2.Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.09.2015 tarihli ve 2015/137 Esas, 2015/182 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Ünye Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2016 tarihli ve 2015/234 Esas, 2016/226 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
4.Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.01.2017 tarihli ve 2017/14 Esas, 2017/63 sayılı Kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 249 uncu maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5.Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2017 tarihli ve 2017/24 Esas, 2017/24 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 249 uncu maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
6.Kararın sanık müdafiince istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.06.2017 tarihli ve 2017/1164 Esas, 2017/1228 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin 08.12.2021 havale tarihli temyiz dilekçesi, 1136 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik gereğince hükmü temyiz etme haklarının olduğuna, davaya konu çeklerin tamamı katılana iade edildiği halde katılan vekalet ücreti ödemediğinden sanığın teminat tutarına ilişkin hapis hakkı bulunduğundan suçun oluşmadığına, yerel mahkemece sanığın vekalet ücreti alacağı bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik incelemeye dayalı karar verildiğine, öte yandan mahkemenin kabulüne göre suçun görevi kötüye kullanma veya hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağına, hüküm kurulurken ceza miktarı belirlenmesinde önce artırım sonra indirim yapılması gerektiği hususunun gözetilmediğine, 62 nci maddenin uygulanma koşullarının bulunduğuna ve temyiz dilekçesinde belirtilen sair hususlar gereğince usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Ordu Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, davacı katılan vekili sıfatıyla Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/300 Esasına kayden görülen kıymetli evrakın iptali davasını takip ettiği, yargılama sırasında 17.06.2014 tarihli ve 2120 sayılı tahsilat makbuzu ile yatırılan teminat bedelinin 6.900 TL’lik kısmı 24.06.2014 tarihli ve 2662 sayılı reddiyat makbuzu, 3.750 TL’lik kısmı ise 02.12.2014 tarihli ve 4438 sayılı reddiyat makbuzu ile sanığa ödendiği halde katılana vermeyerek uhdesinde tuttuğu iddia ve kabul edilerek zincirleme biçimde basit zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekalet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 06.06.2017 tarihli ve 2017/1164 Esas, 2017/1228 sayılı Kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ünye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.