Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5702 E. 2023/202 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5702
KARAR NO : 2023/202
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki sigorta poliçesine dayalı rücuen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde leasing all risk sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altında bulunan biçerdöverin 26.06.2013 tarihinde ekin biçerken tarla içerisinden geçen davalıya ait elektrik tellerinin standartın altında 4 – 4,5 metre yükseklikten geçmesi, elektrik tellerinin birbirine temas ederek kıvılcım oluşturması ve oluşan bu kıvılcımların ekin tarlasına düşmesi nedeniyle alevlerin içerisinde kalarak tamamen yandığını, oluşan hasar nedeniyle sigortalıya 115.740,00 euro karşılığı 311.838,00 TL ödendiğini ileri sürerek şimdilik 5.000,00 TL’nin, 21.07.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle toplam 280.654,20 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yangının meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kurum personelince 26.06.2013 tarihinde yapılan kontroller sonucu yangının elektrikle ilgisinin olmadığının anlaşıldığını, davacının yangını, yangının çıkış sebebini ve yangın nedeniyle zararı ispat etmesi gerektiğini, dava konusu yerde müvekkili dışında Türkiye Elektrik İletişim A.Ş. (TEİAŞ), Türkiye Elektrik Üretim A.Ş. (TEÜAŞ) ve diğer şirketlerin hatlarının da olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile enerji nakil hattının iletkenlerine temas nedeniyle akımın biçerdöver üzerinden toprağa geçmesi hâlinde biçerdöver operatörünün elektrik çarpması nedeniyle vefat etmesi veya yaralanması gerektiği yönünde açıklama içeren ve daha önce alınan iki teknik bilirkişi raporu da denetler mahiyetteki son bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ekspertiz raporu ve fotoğraflar incelendiğinde alevli yangının çıkmasına sebep olan ana unsurun davalıya ait elektrik tellerinin standardın altında 4-4.5 metre yükseklikten geçmesi, elektrik tellerinin birbirlerine temas ederek kıvılcım oluşturması ve oluşan kıvılcımların ekin tarlasına düşerek alevli yangın meydana getirmesi olduğunun anlaşıldığını, Jandarma tarafından düzenlenen tutanak ve itfaiye tarafından düzenlenen yangın raporunun bu durumu doğruladığını, Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/1249 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalıya %90 kusur verildiğini, söz konusu kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin denetiminden geçtiğini, Mahkemece kusur oranının tespiti bakımından alınan raporların farklı oranlar bildirmesi nedeniyle İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/703 E., 2017/259 K. sayılı dosyasında dava dışı biçerdöver maliki …’in aracında meydana gelen hasar nedeniyle uğradığı zararın tazmini için davalı …. aleyhine açtığı davada alınan raporda yangının meydana gelmesinde davalının %90 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek tazminattan sorumlu tutulmasına dair kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2017/16195 E., 2018/5919 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, davalının sorumlu olduğuna dair verilen bu kararın güçlü delil niteliğinde olduğu, davalının dava dışı sigortalıya ait biçerdöverde meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, sigortalıya ödenen bedelden biçerdöver sürücüsünün kusuru oranında indirim yapılarak talepte bulunulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/703 E., 2017/259 K. sayılı dosyasına ilişkin kararın güçlü delil kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının yangının çıkışına ilişkin iddiasını ispatlayamadığını, Mahkemece alınan son bilirkişi raporunda belirtildiği üzere nakil hattının iki iletkeninin birbirine çarpmasıyla oluşan kısa devre ve kıvılcım sonucunda iletkenler üzerinde gözle görülebilecek şekilde kararma olması gerektiğini, biçerdöverin nakil hattının altından geçerken yüksek gerilim iletkenlerine temas etmesi hâlinde biçerdöver operatörünün elektrik çarpması sonucu ölmesi ya da yaralanması gerektiğini, dosyada buna ilişkin herhangi bir bulgu olmadığını, kusurun biçerdöver maliki ve sürücüsünde olduğunu, dava konusu yerde müvekkili dışında TEİAŞ, TEÜAŞ ve diğer şirketlerin hatlarının da olduğunu, bu konuda araştırma yapılmadığını, ıslah dilekçesinin müvekkiline tebliğ edilmediğini ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketçe rücuen talep edilen hasar bedelinden davalı şirketin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1472 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.