YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8384
KARAR NO : 2009/5329
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davalıya vakum poşet sattığını ve malları davalıya teslim ettiğini ancak düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek haksız itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının gönderdiği poşetlerin vakum poşet olmadığı müvekkili şirkete ait fabrikada makinelere takılıp poşetleme yapılmak istendiğinde poşetlerin parçalandığı, durumun davacı tarafa bildirildiğini, poşetlerin ayıplı olduğunu ve davacıya iade edilmek istenmesine rağmen davacının malları tekrardan geri gönderdiğini, malların halen müvekkili şirket deposunda bulunduğunu öne sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının davalıya naylon poşet satıp teslim ettiği ancak naylon poşetin esneme kabiliyetine haiz olmadığı için vakumlamaya uygun olmadığının yapılan bilirkişi incelemesi sonucu tespit edildiği, böylece davacının teslim ettiği malların gizli ayıplı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık satıcının ayıba karşı tekeffülü hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece iki ayrı bilirkişiden rapor alınmış, ancak bilirkişi raporları arasında, satıma konu vakum poşetlerin niteliği ve ayıplı olup olmadığı hususunda çelişki bulunduğu halde bu çelişki giderilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi yönünden konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, malın ayıplı olduğunun saptanması halinde süresinde ayıp ihbarında bulunulup, bulunulmadığı hususu üzerinde de durulup,tartışılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.