YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7965
KARAR NO : 2023/100
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, tapu tahsis belgesine dayanarak … Mahallesi 5412 No.lu parselde tapu kaydının iptali ile 256 m2’sinin adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, görev, husumet ve zaman aşımı itirazında bulunduğu, söz konusu ödemelerin Karşıyaka Belediyesine yapıldığını, davacıya imar uygulaması kapmasında parselden yer verilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.7.2018 tarihli ve 2017/227 Esas, 2018/313 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.10.2021 tarihli ve 2020/516 Esas, 2021/1167 Karar sayılı kararıyla; esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde kısaca; görev, aktif husumet ve zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Ayrıca dava konusu … Mahallesi 5412 parselde kayıtlı taşınmazın mülkiyeti tapuda İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tescilli olup davacının malik sıfatı bulunmadığını, tapu tahsis belgesinin bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen zilyetlik belgesi olduğunu, bu tür bir belgeye dayanarak istemde bulunan davacı adına tescile karar verilebilmesi için taşınmazın bulunduğu yerde 2981 sayılı Yasa’ya göre imar geçirilip önceden tahsis yapılan kişilere verilen yerler imar planında müstakil parsel olarak gösterilmiş olması, bağımsız tapular oluşturulması ve ayrıca tahsise konu yerler kamu hizmetine ayrılmamış, imar planına göre konut alanında bulunması gerektiğini, 2981 ve 3290 sayılı Yasa’lara göre yapılan bir ıslah imar planı uygulaması olmadığını, dosyadaki ödemeye ilişkin makbuzlara göre tahsis edilen yerin bedelinin Karşıyaka Belediyesine ödendiğini, bilirkişiler tarafından dava konusu hissenin belirlenen bedelinin mahkemece davalı … Büyükşehir Belediyesine ödenmesi yönünde hüküm kurulmadığını, bilirkişi raporunun da eksik olup hükme esas alınamayacağını, davacı tarafın tapu tahsis belgesinde belirtilen miktara ilişkin bedeli ödediğini de ispatlayamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 22.06.1984 yılında verilen tapu tahsis belgesine dayaılı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacıya 5412 parsel sayılı taşınmazda 256 m2 yer tahsis edilmiştir. İmar uygulaması sonucu 5412 parsel sayılı taşınmazda davacının evinin bulunduğu yer 2625/1 parsel olmuştur. Karşıyaka Belediye Başkanlığından gelen yazıda dava konusu parselin imar planında konut alanında kaldığı, davacıya başka bir yerin tahsis edilmediği ve davacının tahsis nedeniyle belirlenen bedeli ödediği anlaşılmaktadır.
2. İlgili Hukuk
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı Kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
-Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,
– Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasa’nın 18. maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,
– İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,
-Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,
– Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,
– Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,
– İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tabi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa’nın 18/b-c maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.
– Mahkemece, yukarıda belirtilen koşullar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucunda, tescil isteğinin kabulü için yasal koşulların oluştuğu kabul edildiği takdirde, 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa’nın 10/C-2 maddesi gereğince tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmelidir.
3. Değerlendirme
1. Tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında tapu tahsis belgesi sahibi kazanılmış hakkına dayanarak, herhangi bir hak düşürücü süreye ve zaman aşımına tabi olmadan, taşınmazın bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemesinde tapuda malik görünen idareye karşı tapu iptali ve tescil davası açabilir.
2. Hak sahibi yukarıda açıklanan Kanun’dan doğan koşulların yerine getirildiği ispatlandığı takdirde davanın kabulüne karar verilir.
3. Somut olayda da; dosya içindeki belgelerden davacıya 22.06.1984 tarihinde 5412 parsel sayılı taşınmaz da 256 m2 yer tahsisi edildiği, taşınmaz bedelinin ödendiği, 3194 sayılı Yasa uyarınca imar uygulaması yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece imar uygulamasında uygulanan DOP miktarı da kesilerek 157,87 m2 ye tekabül eden 15287/340886 hissenin tesciline karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, istinaf talebinin esastan reddi kararının onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.