Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/2020 E. 2023/155 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2020
KARAR NO : 2023/155
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tenfiz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.01.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.564,59 euronun müvekkiline ödenmesine dair Hamburg Eyalet Mahkemesinin 02.11.2007 tarih ve 329 O 115/07 sayılı kararının tanınmasını ve tenfizini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ilamın Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine girdiğini, kararın gıyapta verildiğinin belirtildiğini, dolayısıyla davalının savunma hakkına uyulmadığını, yabancılık unsuru bulunmadığından Türk Hukuku uygulanması gerektiği hâlde Alman Hukuku uygulandığından tenfiz isteminin reddinin gerektiğini, kanuna karşı hile yapıldığını, sermayenin azaltılması sonucunu doğuracak kararın kamu düzenine aykırılık taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 17.06.2010 tarih, 2009/679 E. ve 2010/205 K. sayılı kararı ile davacının davalı şirkette ortaklığı bulunduğu, hisse bedelinin iadesi talepleriyle açılan davaların reddedildiği, kararların onandığı, davacının yabancı mahkemede dava açarak talebini hüküm altına aldırdığı, davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk Yargı kararları ile çeliştiği, yabancı mahkeme kararının Türk Yargı kararlarını hiçe sayarak uygulanmasının Türk Hukukunda ve yargısında eşitsizliğe ve istikrarsızlığa yol açacağı, kamu düzenine aykırılık taşıyacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.04.2018 tarih, 2016/13599 E. ve 2018/2277 K. sayılı kararı ile “… aynı davanın Türk mahkemelerinde görülmesi halinde farklı sonuca varılacak olması ihtimalinin “tek başına” açıkça kamu düzenine aykırılık oluşturmayacağı kabul edilerek, dava şartı olan kesinleşmeyle ilgili olarak HMK 115/2 maddesi uyarınca davacı vekiline kararın kesinleştiğini gösteren usulüne uygun onaylı sureti ve onaylı tercümesi ile karar tebliğine dair belgeleri ve yabancı mahkemedeki davanın dava dilekçesi ve eklerinin davalılara adli yardımlaşma yoluyla tebliğ edildiğine dair belgeyi sunmak üzere makul bir süre verilerek, davacı vekilince bu tebligat belgelerinin sunulması imkanı yoksa, davacının nezaretindeki bir belge olmadığı gözetilerek, mahkemece, resmi makamlardan araştırılması mümkün bulunan dava konusu kararın tebliğine ilişkin belgelerin Adalet Bakanlığı’ndan ya da uluslararası usul kuralları gereği tenfizi istenen kararı veren yabancı mahkemeden getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak tenfizi istenen kararın açıkça kamu düzenine aykırılık taşımadığı, davalının mahkemeye usulünce çağrıldığı, her ne kadar Almanya ile Türkiye arasında karşılıklı ikili anlaşma yoksa da Türk Mahkemeleri kararlarının Almanya’da tenfizi mümkün olduğundan fiili uygulamanın bulunduğu, davalının savunma yapma, delillerini gösterme imkanından yoksun bırakılmadığı, o ülkenin usul yasasına göre gıyabi karar verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşme şerhinin de dosyaya işlendiği, kararın 08.11.2007 tarihinde davalı şirketin vekiline hukuki yardımlaşma yoluyla tebliğ edildiği, karar metninde de kararın kesinleştiğine ilişkin şerh düşüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, Federal Almanya Hamburg Eyalet Mahkemesi 329 O 115/07 sayılı dosyasında verilen 02.11.2007 tarihli kararın tanınmasına ve tenfizine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında olmasına rağmen Mahkemenin bu konuda değerlendirme yapmadığını, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının davalısının müvekkili şirket olmadığını, müvekkili ya da vekiline tebliğ edilen herhangi bir yabancı mahkeme ilamının bulunmadığını, ilamın kesinleştiğinden bahsedilemeyeceğini, davaya Türkiye’de bakılması gerektiğini, davacının davayı dahi tenfize konu yabancı mahkeme kararının davalısına değil, davacı ile hiçbir bağlantısı olmayan, ortaklığının bulunmadığı müvekkili şirkete yönelttiğini, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisini haiz bir konu ve bu konuya ilişkin olarak verilmiş bir yabancı mahkeme ilamının bulunduğunu, yetkiye ilişkin kuralın kesin bir yetki kuralı olup kamu düzenine ilişkin olduğunu, gıyapta verilen kararda davalının savunma hakkına uyulmadığını, uyuşmazlığın Türk hukuk kurallarına göre çözümlenmesi gerektiğini, olayda açıkça Türk hukukunun değil Alman hukukunun uygulandığının belirtildiğini, tenfiz davasının kabulü halinde Türkiye’de bu davayı kazanma imkanı olmayan kişilerin yurtdışında davalar açmasının önünün açılacağını, kamu düzenine aykırı olan bu kararların Türkiye’de tenfiz ettirilerek menkul kıymetler borsasında işlem gören ve görmeyen şirket ortakları için emsal bir karar hâline geleceğini, davacının müvekkili şirketin ortaklar pay defterinde kayıtlı olan ortağı olduğunu, ortaklık payının iadesine karar verilmesinin anonim şirketlere hakim olan ilkelere ve dolayısıyla kamu düzenine açıkça aykırılık taşıdığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Uyuşmazlık, yabancı mahkemece verilen kararın Türk kamu düzenine aykırılık teşkil edip etmediği, davalıların savunma hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı, tenfizi istenen kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediği, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında kalıp kalmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk:
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 50 ve devam eden maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.