Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4243 E. 2023/452 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4243
KARAR NO : 2023/452
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.01.2023 günü hazır bulunan davacı asil ile vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan icra takibine konu bononun davacının eşi ve davalı taraf arasında gerçekleşen taşınmaz alım satımı ile ilgili olarak muvazalı olarak verildiğini, bono karşılığında davacının borç para almadığını ileri sürerek davacının söz konusu takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının icra dosyasında mal beyanında bulunarak borcu kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın icra dosyasına sunmuş olduğu mal beyan dilekçesinde borcu açıkça kabul ettiği şeklinde beyanda bulunduğu, bu beyanın ikrar niteliği taşıdığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1.Bu borcun müvekkilinin boşanmış olduğu eşi … ve yine bu kişiye ait Aykent Yapı Denetim Ltd. Şti. firması ile davalı arasında büro işyeri alım-satımından doğan bir borç olduğunu, büro işyerinin tapusu verilemeyecek olunca, teminat olarak ve muvazaalı olarak davaya konu borç için senet düzenlendiğini ve anlaşmalı olarak icraya konulduğunu, işbu senet için müvekkilinin davalıdan hiçbir mal ve hizmet almadığını,

2.Borcun tasfiyesine yönelik aralarında birçok protokol yapıldığını ve ve bu protokollerin her iki tarafın e-maillerinden birbirlerine gönderildiğini, bu protokollerde davalının iddialarını doğrulamakta ve davaya konu senet ve borcun muvazaalı olarak verildiğini ikrar ettiğini,

3.İlk Derece Mahkemesinden bu e-maillerin adreslerinin ve gönderildikleri bilgisayarların tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettikleri hâlde bu talebin kabul edilmediğini, Yargıtayın son kararlarında artık whatsup, e-mail ve diğer sosyal medya dökümanlarının yazılı ve kesin delil olarak kabul edildiğini,

4.Bu durumda İlk Derece Mahkemesince işbu e-maillerin taraf bilgisayarlarından ve gerçek hesaplarından gönderilip gönderilmediği hususunda bilirkişi raporu alınıp yargılama yapılması gerektiğini, bu hususun göz ardı edildiğini, davayı ispat etme imkanı bırakılmadığını belirterek usul ve kanuna aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bononun takibe konulduğu Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2011/8624 E. sayılı dosyasında 13.10.2011 tarihinde davacı tarafça verilen dilekçede, mal beyanında bulunulduğu, aynı zamanda “borcu kabul ediyorum” ibaresi ile davacının açıkça borcu kabul ettiği, bu dilekçenin herhangi bir haciz baskısı olmadan davacının kendi iradesi ile verilmiş, imzası inkar edilmeyen bir belge olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 188 inci maddesi anlamında ikrar niteliğinde bulunduğu, davacı taraf istinaf dilekçesinde her ne kadar tarafların e-mailleri ve diğer mesaj gönderme platformları üzerinde inceleme yapılmasını talep etmiş ise de buna ilişkin olarak başkaca bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Davalıdan bu bono karşılığı nakit para ya da mal ve hizmet alınmadığını,

2.Dava dışı Aykent Denetim A.Ş. firması ile borcun tasfiyesine yönelik yapılan protokollerin değerlendirilmediğini, zira bu protokoller incelendiğinde bononun muvazaalı verildiğini davalının ikrar ettiğinin görüleceğini,

3.27.03.2015 tarihli borç tasfiye ve tahsil belgesinin, Aykent A.Ş. ile davalı arasında borcun tasfiyesine yönelik imzalı belgeyi davalı inkar etmiş ise de, imzası inkar edilmediğinden incelenmediğini, dosyaya sunulan tüm deliller incelendiğinde ise yazılı delil başlangıcı olup değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bedelsiz olan ve teminat olarak verilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.