Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/2767 E. 2023/1540 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2767
KARAR NO : 2023/1540
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar

Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2018/828 Esas, 2021/835 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 05.10.2011 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.01.2023 tarihli ve 2022/15098 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/11821 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası sureti Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve KYB-2023/11821 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1) 5271 sayılı Kanun’un 226. maddesinde yer alan, ‘(1) Sanık, suçun hukukî niteliğinin değişmesinden önce haber verilip de savunmasını yapabilecek bir hâlde bulundurulmadıkça, iddianamede kanunî unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez. (2) Cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır. (3) Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir. (4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı bildirimler, varsa müdafie yapılır. Müdafii sanığa tanınan haklardan onun gibi yararlanır.’ şeklindeki düzenleme karşısında, Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2018 tarihli ve 2018/2098 soruşturma, 2018/894 Esas, 2018/674 sayılı iddianamesinde, sanığın katılan …’a karşı işlediği iddia edilen kasten yaralama suçu bakımından eylemin olası kastla gerçekleştirildiği belirtilerek sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 21/2. maddesinin uygulanması talep edilmiş olmasına rağmen, bu maddenin uygulanmaması ihtimaline binaen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeksizin, sanık hakkında anılan maddenin uygulanmayıp savunma hakkının kısıtlanmasında,
2) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 324/1. madde ve fıkrasında yer alan ‘(1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.’ şeklindeki hüküm ile yine anılan Kanun’un 325/1-2. madde ve fıkralarında yer alan ‘(1) Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. (2) (Değişik fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.27.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.’ şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde,
Dosya kapsamına göre, kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar … ve …’ın hak ettiği vekâlet ücretinden sanığın sorumlu olduğu, takdir olunacak vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile adı geçen katılanlara verilmesi gerektiği gözetilmeden, vekâlet ücretinin sanık lehine hazine aleyhine olduğu belirtilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
1. İnceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.11.2018 tarihli ve 2018/2098 Soruşturma, 2018/894 Esas ve 2018/674 İddianame sayılı evrakında sanık hakkında katılan …’e karşı gerçekleştirdiği yaralama eylemini olası kast ile işlediği iddiasıyla

5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği cezalandırılmasının talep edildiği belirlenmekle sanığa 5237 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması ihtimaline binaen 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi gereği ek savunma hakkının tanınmadan kasten yaralama suçundan hüküm kurulması Kanun’a aykırı bulunmuştur.

2. Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca Mahkemece, kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine sanık aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği dikkate alınmadan vekâlet ücreti konusunda “Katılan sanıkların kendisini duruşmalarda müdafii ile temsil ettirmesi karşısında güncel AAÜT uyarınca 4.080,00 TL sanık lehine hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine” şeklinde karar verilmesi de Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Sanık … hakkında katılanlar … ve …’a karşı kasten yaralama suçundan verilen Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2018/828 Esas, 2021/835 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.04.2023 tarihinde karar verildi.