YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7921
KARAR NO : 2023/669
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A…. Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/97271 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 116/2, 119/1-c, 53 ve 63. maddeleri kapsamında, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kamu davası açılmıştır.
B. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/491 Esas, 2016/374 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 168/1., 62. ve 53/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/2, 119/1-c, 62. ve 53/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanık hakkında TCK’nın 50 ve 51. maddeleri ile CMK’nın 231/8. maddesinin uygulanmadığı, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun takibinin şikâyete tabi olduğu ve mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurun … Mahallesi ….Sokak üzerinde … Unlu Mamülleri isimli fırını çalıştırdığı, 12.10.2015 günü saat 04.00 sıralarında mağdurun fırın içinde oluşan dumanın dışarı çıkması için fırında çalışanların girip çıktığı kapıyı açtığı, sanık ve hakkında soruşturma evrakı tefrik edilen … isimli şahsın saat 05.00 sıralarında mağdurun işyerinin önüne geldiği ve sanığın saat 05.04 sıralarında mağdurun açtığı kapıdan içeri girdiği, fırının 2. katına çıkıp mağdura ait … marka dizüstü bilgisayarı ve mağdurun babası …’in cebinde adına sürücü belgesi bulunan gömleğe sararak çaldığı ve birlikte olay yerinden ayrıldıkları, iş yeri kamera görüntülerinin incelenmesi sonucu sanığın tespit edildiği ve yakalandığı, sanığın alınan savunmasında suçu ikrar ettiği, mağdurun zararının sanığın ailesi tarafından soruşturma aşamasında giderildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiinin karar verilirken, TCK’nın 50 ve 51. maddeleri ile CMK’nın 231/8. maddesinin uygulanmadığı, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun takibinin şikâyete tabi olduğu ve mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteği yönünden yapılan incelemede; Şikâyete tabi olan bir suç, şikâyete tabi olmayan bir suç ile birlikte işlendiğinde, şikâyetçi şikâyetinden vazgeçse de kanunen düşme kararı verilemez, suç tarihi itibarıyla adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanık hakkında CMK’nın 231/8. maddesinin 2. cümlesi uyarınca yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği, ayrıca TCK’nın 50 ve 51. maddelerinin uygulanmamasına ilişkin yasal ve yeterli gerekçenin mahkeme kararında bulunduğu anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümlerde bu temyiz isteklerine ilişkin hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Temyiz istekleri dışında dikkate alınan sair hususlar yönünden yapılan incelemede,
Kamera kaydına göre sanığın mağdurun işyerine saat 05.04’de girdiği, olay günü yaz saati uygulaması dikkate alınarak güneşin doğuş saatinin 07.09 olduğu ve 1 saat öncesine kadar gece olarak kabul edileceği ve sanığın eylemlerini gece vakti sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanık hakkında hüküm kurulurken TCK’nın 143. ve 116/4. maddelerinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/491 Esas, 2016/374 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.