YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12888
KARAR NO : 2023/9805
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Savaştepe Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/640 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2010 tarihli ve 2009/113 Esas, 2010/9 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildigi, bu kararın 15.02.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
3. Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2014/52 Esas, 2014/56 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 18.10.2013 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 152 nci maddesinde yer alan kamu malına zarar verme suçunu işlediği ve Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2014 tarihli ve 2013/112 Esas, 2014/43 Karar sayılı kararı ile neticeten 3.000,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 18.06.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli ve 2014/52 Esas, 2014/56 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 05.04.2017 tarihli ve 2015/19288 Esas, 2017/10597 Karar sayılı kararı ile;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, Anayasanın 141 inci ve 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 223, 230 uncu maddelerine aykırı davranılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2-02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2018 tarihli ve 2017/94 Esas, 2018/9 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 05.01.2018 tarihli ve 2017/94 Esas, 2018/9 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli ve 2018/2465 Esas, 2021/6895 Karar sayılı kararı ile;
“Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiştir.
Ancak bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 5. maddenin (d) bendi ile; “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” hükmü getirilmiştir.
Konuyu somut norm denetimi yoluyla inceleyen Anayasa Mahkemesi (25/06/2020, 2020/16, 2020/33; R.G. 19/08/2020, Sayı: 31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında, hükme bağlanmış dosyalarla ilgili iptale karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Kanun’un 2/1-(f) maddesince hükme bağlanmış dosyalarla ilgili olarak kovuşturma evresinin kesinleşmeye kadar devam etmesi ve aynı Yasanın 251/3. maddesi gereği mahkûmiyet hükmü verildiği takdirde sonuç cezadan dörtte bir indirim öngörülmesi, bu durumunda temyiz incelemesi devam eden dosyalar bakımından lehe düzenleme getirmesi karşısında,
Anayasa Mahkemesinin iptal kararında; sanık lehine getirilen yeni düzenlemenin, 7188 sayılı Kanunun 31. maddesi gereğince 5271 sayılı CMK’ya eklenen geçici 5. maddesiyle “kovuşturma evresine geçilmiş” dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
“
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli ve 2021/97 Esas, 2021/178 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
8. Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/243 Esas, 2021/305 Karar sayılı kararıyla sanığın itirazı üzerine sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Basit tehdit suçu şikayete ve uzlaşmaya tabi olduğundan beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Alkollü olan sanığın sokak üzerinde bulunan mağdurun konutuna gelerek evin camına taş atıp mağdurun camını kırdığı ve mağdura hitaben “kimin ne olduğunu göreceksin, senin kolunu bacağını kıracağım” dediği anlaşılmıştır.
2. Mağdurun aşamalarda değişmeyen tutarlı iddia ve beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Tanıklar F.C. ve M.C.’nin mağdurun iddialarını destekleyen beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Tanık F.C.’nin 14.01.2010 tarihli celsede sanığı teşhis ettiğini belirttiği duruşma tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanık ve mağdurun uzlaşamadığının tespit edildiği, 20.07.2017 tarihli uzlaştırma raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Kolluk tarafından düzenlenen mağdurun evinin camlarının kırılmış olduğunun tespit edildiği, 18.11.2009 tarihli görgü ve tespit tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Basit Tehdit Suçu Şikayete ve Uzlaşmaya Tabi Olduğundan Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Mağdur beyanı, mağdur beyanı ile uyumlu tanık beyanları ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) ve (6) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde ki suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete tabi olmadığı, uzlaşmaya tabi olduğu ancak Olay ve Olgular başlığının 5 numaralı paragrafında bilgilerine yer verilen rapora göre uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmakla sanığın temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vesaireye İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Savaştepe Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/243 Esas, 2021/305 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.