YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12060
KARAR NO : 2009/5877
KARAR TARİHİ : 17.06.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket yetkilisi … … ve vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan şirket yetkilisi ve avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında yapılan 02.05.2006 tarihli sözleşme ile davalıya ait tesis içindeki bir kısım malların satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, yaptırılan tesbitte makinelerin sözleşme ve şartnamede gösterilen özellikleri taşımadığı ve belirtilenden daha fazla eksikliğinin bulunduğunun saptandığını, bu durumun kabulünün mümkün olmaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini; sözleşmenin imzalanmasından sonraki safhada toplam 250.000,-USD ödendiğini iddia ederek dönülmüş sözleşmeye dayalı olarak ödenen bu meblağın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40 oranında tazminatla mahkûmiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili şartnamede, taliplerin ihaleden önce makineleri görebileceklerinin ve eksiklik durumunu gösteren listeyi alabileceklerinin açıkça yazılı olduğunu, davacının satım konusu malları görüp incelediğini ve 1.600.000,-USD+KDV üzerinden alım teklifi yaptığını; ödeme darlığına düşen davacının sözleşmedeki 45 günlük sürenin sonunda ödeme süresinin uzatılmasını istediğini, 27.06.2006 günü … bir ödeme teklifi daha sunduğunu, müvekkili birliğin yetkili organlarınca bu teklifin uygun bulunmayarak kalan borcun derhal ödenmesinin davacıdan istendiğini, davacının 10.07.2006 günü üçüncü bir ödeme teklifinde bulunduğunu, kendisine son kez 15 günlük süre verildiğini, davacının en geç 10.11.2006 günü satış bedelini ödeyeceğini bildirdiğini; akabinde 09.10.2006 günlü ihtarnameyi keşide ederek müvekkiline gönderdiğini ve ayıp nedeniyle sözleşmeden döndüğünü bildirdiğini ileri sürerek kötü niyetle açılmış davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece istemin, satılan malların ayıplı olduğu iddiasına dayalı sözleşmeden dönme nedeniyle ödenen kısmi semenin iadesi talebinden ibaret bulunduğu, davalının satım konusu malların ayıplarını önceden bildirdiği ve davacının da bunları inceleme hakkına sahip olduğu; davacının teslimden sonra ayıp ihbarında bulunmadığı ve malları ayıplı haliyle kabul etmiş sayılacağı, sözleşmeyi haksız fesheden davacının ödediği peşinatı geri isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine; takipte haksız ve kötüniyetli olan davacının %40 oranında tazminatla mahkûmiyetine karar verilmiş; hüküm davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ticari satımlarda ayıp ihbarına ilişkin düzenlemeleri içeren Türk Ticaret Kanunu’nun 25/3 üncü maddesine göre ayıp ihbarına ve muayeneye ilişkin süreler, malın tesliminden itibaren hesaplanır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3 üncü maddesi, ödemenin tamamlanmasından önce mal teslimi yapılmayacağını hükme bağlamıştır. Somut olayda da malın davacıya teslim edilmediği uyuşmazlık konusu değildir. O halde davacı bakımından ayıp ihbarı sürelerinin başlamadığının gözden kaçırılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.