Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/7708 E. 2009/3914 K. 30.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7708
KARAR NO : 2009/3914
KARAR TARİHİ : 30.04.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya farklı tarihlerde sattığı malların bedelinin ödenmemesi üzerine 5.508.00.-YTL. alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takibinde dayandığı 16.05.2005 tarihli ve 6.499.44.-YTL.lik faturanın bedelinin müvekkili şirket tarafından davacıya ödendiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının, 5.122.18.-YTL.nin 16.05.2005 tarihli 6.499.44.-YTL.lik faturadan kalan bakiye alacağı olduğunu iddia etmesine rağmen farkın 21.10.2005 tarihli 4.218.32.-YTL.lik vade farkı faturasından kaynaklandığı, taraflar arasında yazılı bir vade farkı sözleşmesi bulunmadığı, davacının talep ettiği alacaktan vade farkı faturası bedeli çıkarıldığında alacağın 903.86.-YTL.olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra dosyasında bu miktara yapılan itirazın iptaline, bu kısma takip tarihi itibariyle % 25’i geçmeyen Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı değişen faiz oranının uygulanmasına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-21.7.2004 tarih 25529 Sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.250.000.000.-TL.ye çıkarılmıştır.
Mahkemece davalı aleyhine hükmedilen tutar 903.86.-YTL. olup, temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden temyiz eden davalı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı tarafın temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, davalının peşin harcının istek halinde iadesine, 30.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.