YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8217
KARAR NO : 2023/2
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
HÜKÜM/KARAR : Davacının tespite yönelik davasını kabulüne, davacının bedele yönelik davasının reddine
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen menfi tespit ve alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarih ve 2016/18572 Esas ve 2019/7274 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının tespite yönelik davasının kabulüne, bedele yönelik davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan Karadayı İnşaat A.Ş’den 5908 ada 3 parsel üzerinde inşaa edilecek G blok 6.kat 21 nolu bağımsız bölümü 10.01.2014 tarihli harici sözleşme ile satın aldığını, daire bedelinin üç taksite bölündüğünü, 35.000,00 TL’sini 29.01.2014 tarihinde ödediğini, bakiye 55.000,00 TL için 10.08.2014 vade tarihli 50.000,00 TL ve 15.12.2014 vade tarihli 5.000,00 TL olmak üzere iki adet senet verdiğini, davalı Karadayı İnşaat A.Ş’nin iflas erteleme işlemlerinin başlaması üzerine davaya konu senetleri kötü niyetli olarak diğer davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.’ye ciro ettiğini, davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş’nin senetleri icraya koyması üzerine haciz korku ve tehdidi altında senet bedellerini ödediğini, taksitle yapılan tüketici işlemlerinde senetlerin sadece nama yazılı olarak düzenleneceğini, söz konusu senetlerin geçersiz olduğunu ve geçersiz senetlere dayalı olarak yapılan ödemelerin de sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini belirterek davaya konu 10.08.2014 vade tarihli 50.000,00 TL ve 15.12.2014 vade tarihli 5.000,00 TL’lik senetlerin geçersiz olduğunun tespiti ile davalı bankaya ödenen 55.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. cevap dilekçesinde; diğer davalıyla yapılan kredi sözleşmesinin teminatı olarak davaya konu senetleri aldığını, senetlerin kambiyo senedi olduğundan sebepten mücerret olduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, iyi niyetli üçüncü kişi olduğundan taraflar arasındaki defilerin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalı Karadayı Konut Yapı Mimarlık Mühendislik İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.; cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2016 tarihli ve 2015/1167 Esas, 2016/440 Karar sayılı kararıyla; davacı ile davalı Karadayı Konut A.Ş arasında konut satış sözleşmesi kapsamında verilen davaya konu 29.11.2013 tanzim 10.08.2014 vade tarihli 50.000,00 TL ve 29.11.2013 tanzim 15.12.2014 vade tarihli 5.000,00 TL bedelli senetlerin bono niteliğinde olduğu, nama yazılı olmadığı, 4077 sayılı Tüketicinin Korunma Hakkında Kanun’un 4/5 inci maddesi uyarınca bu senetlerin tüketici yönünden geçersiz olduğu, davalı banka tarafından senetlerin tahsili amacıyla protesto çekildiği, davacının icraya verilme tehdidi altında borcu ödediği, icraya verilme tehdidi altında ödenen borcun sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince tahsil edilebileceği, davacının geçersiz senetler gereğince ödemiş olduğu 55.000,00 TL’yi sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalı bankadan tahsil edebileceği gerekçesiyle davacının tespite yönelik talebinin ve bedel iadesine yönelik talebinin kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarih ve 2016/18572 Esas ve 2019/7274 Karar sayılı ilamıyla davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek senetlerin tahsili yönünden aracılık eden bankanın geçersiz senede dayanarak yapılan ödemenin iadesi sebebiyle sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu senetlerin davalı bankaya TTK 688 anlamında tahsil için ciro edildiği, banka tarafından çekilen ödememe protestosunda
da asıl alacaklının diğer davalı Karadayı Konut Yapı Mimarlık Mühendislik İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. olarak gösterildiği, davacının ödediği senet bedelinin davalı Karadayı Konut Yapı Mimarlık Mühendislik İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin hesabına aktarılmış olduğu, senetlerin tahsili yönünde aracılık eden davalı bankayı geçersiz senede dayanarak yapılan ödemenin iadesi sebebiyle sorumlu tutmanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davacının tespite yönelik talebinin kabulüne, bedel iadesine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, yapılan ödemelerin Karadayı Konut Yapı Mimarlık Mühendislik İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin hesabına aktarılıp aktarılmadığının, yapılan ödemelerin Karadayı Konut Yapı Mimarlık Mühendislik İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin hesabına aktarılmış ise davalı bankanın aktarılan paraları şirketten olan kredi borcu alacağına ilişkin olarak tekrardan kendi hesabına geçirip geçirmediğinin, davalı şirketin davalı bankaya kredi borcunun olup olmadığının ve senetlerinin tahsil amaçlı olarak mı yoksa teminat amaçlı olarak mı davalı bankaya verildiğinin dosya kapsamında incelenmediğini, emsal dosyalarda bedel iadesine karar verilen mahkeme ilamlarının onandığını (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/5162 Esas ve 2022/465 Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2020/7334 Esas ve 2020/5886 Karar) belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle, senetlerin ciro edilerek taraflarına bırakılmadığını, yalnızca müşterisinin talebi üzerine davacıya müşterisi adına ödeme protestosu gönderildiğini, davacının parayı ödemesi üzerine ödenen paranın derhal diğer davalı Karadayı Konut hesabına yatırıldığını, aracılık edildiğini, senetlerin emre yazılı olarak tüm şekil şartlarını taşıyacak şekilde düzenlendiğini, nama yazılı düzenlenmediğinden sorumlu olması için kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, bu yönde herhangi bir belge yahut delilin mahkemeye sunulmadığını, bu durumun iyiniyetli üçüncü kişilere etki etmesinin mümkün olmadığı yönünde içtihatlar olduğunu, kambiyo senetlerinin geçerliliği ile ilgili olan çekişmelerin Ticaret Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararını verilmesi gerektiğini, bu konuda Yargıtay içtihatlarının bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici konut satışı sözleşmesi sırasında düzenlenen emre yazılı senetlerin iptali ve geçersiz senetlere dayalı olarak yapılan ödemelerin iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1-1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 435 inci maddesinin birinci fıkrası ile 436 inci ve 437 inci maddeleri.
2. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) Temel İlkeler başlıklı 4/5 inci maddesi şöyledir:
“Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet düzenlenebilir. Bu fıkra hükümlerine aykırı olarak düzenlenen senetler tüketici yönünden geçersizdir.”
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 437 inci maddesinde yer alan sebeplerin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyularak karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Uyulan bozma kararı gereğince tesis edilmiş İlk Derece Mahkemesi kararında hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmamasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2-6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440 ıncı maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.’ye yükletilmesine,
Davacı taraf harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harcının iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.