Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/576 E. 2023/1306 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/576
KARAR NO : 2023/1306
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/392 Esas, 2015/183 Karar sayılı kararı ile
a. Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına
b. Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ( e) bendi uyarınca beraatine
karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.01.2020 tarihli ve 11-2019/89322 numaralı tebliğnamesinde özet olarak; sanıkların üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmemeleri, katılanın aşamalardaki beyanlarında sanıkların birlikte hareket ettiklerini iddia etmesi, sanık …’in de diğer sanığı tanıdığını kabul etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından; suça konu çek üzerindeki yazı, rakam ve imzaların sanıklara aidiyetinin tespiti yönünden usulünce bilirkişi incelemesi yaptırılması, katılanın soruşturma aşamasında 16.04.2011 tarihli beyanında sanık …’e ait olduğunu belirttiği telefon numaralarının suç tarihleri itibariyle kime ait olduğunun/kim tarafından kullanıldığının tespiti yönünden araştırma yaptırılması ve sonucuna göre toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulmasının yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükümlerin bozulması görüşü ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafii, eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, sanık hakkında kurulan hükümde cezanın ertelenmesi hükümlerinin ve takdiri indirime ilişkin hükmün uygulanmamasının gerekçesinin belirtilmediği, ayrıca talimatla savunması alınan müvekkiline talimat mahkemesince savunma yapmayı isteyip istemediğinin sorulmadığı gerekçeleriyle hükmü temyiz etmiştir.

2. Cumhuriyet savcısı tarafından ise;
a.Sanık …’ın suçlamayı kabul etmemesi karşısında; katılan …’nın suça konu çek arkasına sanık …’in, … ismi ile ciro ettiğini beyan etmesine göre, sanık …’in imza, yazı ve rakam örneklerinin alınarak emanette kayıtlı suça konu çekin arkasındaki … isminin ve altındaki imzanın sanık …’in eli ürünü olup olmadığı, ayrıca çekin ön yüzündeki imza, yazı ve rakamlarında bu sanığın eli ürünü olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Katılan …’nın, sanık …’ı kendisine … olarak tanıtanın sanık … olduğunu beyan etmekle ve sanık …’in de, …’in kendisinin tanığı olduğunu beyan etmesi karşısında; sanık …’nin imza, yazı ve rakam örneklerinin alınarak suça konu çekin ön yüzündeki imza, yazı ve rakamların sanık …’in eli ürünü olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile beraat hükmü tesisi, usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek,
Hükümler temyiz edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’nın saat pazarlamacılığı yaptığı, sanık …’in … il merkezinde … Kuyumculuk adı altında … yerinin bulunduğu, …’nin katılandan 17.500 TL bedelli saat satın alıp karşılığında A.K. tarafından keşide edilmiş bir çek verdiği, katılanın cirosuz olması nedeniyle bu çeki kabul etmemesi üzerine sanık …’nin çeki geri aldığı, 8-9 gün sonra sanık …’nin diğer sanık …’ı katılana … ismi ile tanıttığı ve katılandan iki adet daha altın saat satın aldıkları, sanık …’in keşidecisi Mai Mermer Ltd. Şti. olan 07.04.2011 düzenleme tarihli ve 43.000 TL bedelli … lehine düzenlenmiş çeki ciro ederek katılana verdiği, çekin bankaya ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığı; bu suretle sanıkların iştirak halinde resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri anlaşılarak cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sanıklar üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin savunmada bulunmuşlardır.
3. Mahkemece yapılan yargılamada neticesinde, sanık …’in resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiş ise de; sanığın suçlamayı kabul etmemiş olması, katılanın yargılama sırasındaki beyanında suça konu çekin düzenlenmesiyle bu sanığın ilgisi olduğuna dair herhangi bir anlatımı olmaması nazara alınarak sanığın atılı suçu işlediğine dair şüpheden öteye giden kanıt bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. Buna karşılık sanık …’ın yasal unsurları tam olan ve aldatma kabiliyeti bulunan suça konu sahte çeki kendisini … olarak tanıtıp ciro ederek aldığı ürünler karşılığı katılana verdiği ve üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kanaatine varıldığından, hakkında temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanık …’ın katılana kendisini … olarak tanıtarak suç konusu çeki verdiği ve katılan tarafından da sanık …’in teşhis edildiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun, 6763 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle, uzlaştırma işleminin yerine getirilip getirilmediği araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilam veya diğer adli sicil kayıtlarının esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi suça konu çekin akıbeti hakkında mahallinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafii ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Dosya kapsamına göre sanığın şeriği konumunda bulunan temyiz dışı sanık … hakkında temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmünün, sanık yönünden de 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca olağan zamanaşımı kestiği belirlenerek yapılan incelemeye, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/392 Esas, 2015/183 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.