YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13200
KARAR NO : 2023/1132
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe karşı, borçlunun, icra mahkemesine başvurusunda, sair şikayet nedenlerinin yanı sıra gönderilen ihtarnamede belirtilen alacak tutarları ile takip talebinde ve icra emrinde belirtilen tutarların farklı olduğunu ileri sürülerek takibin iptaline karar verilmesin talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince; hesap kat ihtarnamesinin borçluya usulüne uygun tebliğ edilmediği gerekçesiyle şikayetin kabulüne ve icra emrinin iptaline karar verildiği, alacaklının istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; alacaklının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmasına, şikayetin yedi günlük yasal süreden sonra yapıldığı ve sair sebeplerle davanın reddine karar verildiği, bu kararın Dairemizce; sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, ihtarnamede belirtilen alacak tutarları ile takip talebinde ve icra emrinde belirtilen tutarların farklı olduğuna yönelik başvurunun ilama aykırılık niteliğinde olduğu, İİK’nın 16/2. maddesine göre süresiz şikayete tabi olduğu belirtilerek şikayetin esası incelenmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere bozulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince; bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde; şikayetin kısmen kabulü ile … İcra Müdürlüğünün 2019/4498 E. sayılı dosyasındaki 01.08.2019 tarihli icra emrindeki, asıl alacağın 624.182,72 TL, işlemiş faizin 36.456,07 TL, BSMV’nin 1.822,80 TL olmak üzere toplam alacağın 662.461,59 TL olarak düzeltilmesine aşan kısım bakımından takibin iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK’nın 150/ı maddesinde; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürlüğüne ibraz ederse icra müdürü 149. madde
uyarınca işlem yapar…” düzenlemesine yer verilmiştir.
İİK’nın 68/b maddesinde ise; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.” Görüleceği üzere, şikayetçi borçluya, icra emri gönderilebilmesi için, alacaklı tarafından, takip borçlusuna, kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine, noter aracılığı ile hesap kat ihtarının gönderilmesi gerekir. Sözleşmede ya da ipotek akit tablosunda gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığı ile krediyi kullanan tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur. Yeni adresin bu şekilde bildirilmediği durumlarda, hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda, takip dayanağı belgelerin incelenmesinden, borçlunun 20.09.2017 tarihli kredi sözleşmesindeki adresinin “Gaziler Mahallesi 1849 2/A …”; 25.04.2018 tarihli kredi sözleşmesinde ve ipotek resmi senedindeki adresinin ise “Böğrüeğri Mahallesi, Böğrüeğri Sokak no:388A,…” olduğu anlaşılmıştır. Hesap kat ihtarının “Gaziler Mahallesi 1849 2/A …” adresine tebliğe çıkarıldığı, adresin sürekli kapalı olduğu, muhatap firmanın ismen tanınmadığı şerhiyle tebligatın 16.05.2019 tarihinde iade edildiği, “Böğrüeğri Mahallesi 18110 sokak 6/1 …” adresine çıkartılan hesap kat ihtarnamesinin ise Tebligat Kanunu 21/1 maddesine göre 21.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, 25.04.2018 tarihli kredi sözleşmesi ile borçlu tarafından bankaya yeni bir adres bildirilmesi nedeniyle İİK’nın 68/b maddesinin tatbikine imkan bulunmadığından ve yeni adrese gönderilen ihtarnamenin usulsüz tebliğ edildiği yönünde bir iddia da ileri sürülmediğinden, borçlunun … 3. Noterliği’nin 14.05.2019 tarih, 03247 yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ tarihinden (21.05.2019) itibaren ihtarnamede verilen ödeme süresi sonunda temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
Somut olayda, 10.10.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; temerrüt tarihinin 16.05.2019 veya 24.05.2019 olarak kabulü hallerinde oluşacak sonuçlar için ayrı ayrı hesaplama yapılmış ise de anlatılan gerekçelerle rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun hesap kat ihtarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren ihtarnamede verilen sürenin sonunda temerrüde düşeceği dikkate alınarak, bu konuda gerektiğinde Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi’nin 02.11.2022 tarih, 2022/1660 E. – 2022/2749 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.