YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/304
KARAR NO : 2023/511
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin bir dönem yönetim kurulu üyeliğini yaptığını, huzur hakkı ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iflas yoluyla adi takibe giriştiklerini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın kaldırılmasını ve davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, öte yandan, davalının görev yaptığı dönemle ilgili olarak müvekkili şirketin SPK tarafından idari para cezasına çarptırıldığını, şirket genel kurulunda ödenen bu cezanın, davacının da aralarında bulunduğu sorumlulara rücu edilmesine karar verildiğini, davacının huzur hakkı olarak adlandırdığı alacağının bu şekilde muhasebe kayıtlarında mahsup edilerek ortadan kaldırıldığını, ayrıca davacının temerrüd ihtarı göndermediğini, yasal kesintileri düşmeden takip başlattığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip tarihi itibariyle davacının 52.857,03 TL huzur hakkı alacağı bulunduğu, davalı şirketçe SPK tarafından kesilen idari para cezası gerekçe gösterilerek muhasebe kayıtlarından tek taraflı mahsup yapmak suretiyle cari hesabın kapatıldığı, her ne kadar şirket genel kurulunda söz konusu ceza ile ilgili olarak davacının sorumluluğuna karar verilmiş ise de tek başına böyle bir kararın davacı yönetim kurulu üyesinin sorumluluğunu ortaya koymayacağı, aleyhinde açılacak bir sorumluluk davasında bu hususun belirlenebileceği, bu nedenle davacının tespit edilen miktar kadar huzur hakkı alacağı bulunduğunun sabit olduğu, davalı tarafa borcu ödemesi için gönderilen depo emrinin yerine getirildiği gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, SPK tarafından müvekkili şirkete kesilen idare para cezalarından davalının sorumlu olduğunu, şirket genel kurulunda bu hususta sorumlululuk kararı alınarak, muhasebe kayıtlarından mahsup yapılarak davacının huzur hakkı alacağının ortadan kaldırıldığını, konuyla ilgili sadece şirket genel kurulunda karar alınmadığını, SPK tarafından şirket hakkında idari işlem dosyası düzenlendiğini ve ilgili mevzuat gereğince rücu kararı alındığını, ayrıca bir sorumluluk davası açılmasına gerek bulunmadığını, bilirkişi raporu haksız olmasına rağmen ikinci bir rapor alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf süresinde davaya cevap vermediğinden alacağın zamanaşımına uğradığına ilişkin savunmasının, savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu ve davacı tarafın buna açıkça muvafakat etmediği, bu nedenle zamanaşımı savunmasının dinlenmesine olanak bulunmadığı, davalı şirketçe SPK tarafından kesilen idari para cezasının yönetim kurulu üyelerine rücu edilmesi konusunda genel kurul kararı alınmış ise de bu kararın tek başına yönetim kurulu üyesinin sorumluluğunu doğurmayacağı, davacının sorumluluğunun ancak bu hususta açılacak sorumluluk davası sonunda aleyhine hüküm tesisi ile mümkün olabileceği, sonuç olarak takibe itirazın kaldırılmasının yerinde olduğu, davalı tarafın çıkarılan depo emrini yerine getirmiş olmasına göre ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvrusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği itirazları temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İİK’nın 155 ve devamı maddeleri uyarınca iflas yoluyla adi takipte davalının iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. ile 370 ve 371. maddeleri, İİK’nın 155 vd. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.