Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/5697 E. 2023/889 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5697
KARAR NO : 2023/889
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2015 Tarihli ve 2014/980 Esas, 2015/279 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık tarafından herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suç tarihinde kolluk görevlilerince hırsızlık olayının şüphelisi olarak yakalandığında,. isimli şahsın kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesini ibraz ettiği, kolluk görevlilerinin ibraz edilen sürücü belgesinin sahte olduğunu anlayıp gerçek kimliğini sorduklarında sanığın sürücü belgesinin sahte olduğunu kabul ederek bu kez kendisinin gerçekte üvey amcası olan olan temyiz dışı mağdur sanık … olduğunu beyan ettiği ve yakalama tutanağını da bu isimle imzaladığı,
mağdur sanık … hakkında … 7.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/616 Esas sayılı dosyası ile “resmi belgede sahtecilik ve iftira” suçlarından kamu davası açıldığı, daha sonradan yapılan parmak izi mukayesesinde “…” adı ile işlem yapılan ve kimlik bilgileri ile parmak izi alınan şahsın sanık … olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın birinci dereceden yakınları olan … .ve .’a fotoğraf teşhis işlemi yaptırılmış; şahıslar fotoğraftaki şahsın sanık … olduğunu teşhis etmişlerdir.
3. … Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 14.04.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; … kimliğiyle parmak izi alınan şahıs ile Emn.Gen. Müd. Kriminal Dairesi Başkanlığı APFIS sisteminde 2272229 genel sırasında kayıtlı … İl Emniyet Müdürlüğünce 27.02.2009 tarihinde parmak izleri alınan …-.-. nüfusuna kayıtlı. ve.oğlu … 24.05.1978 doğumlu …’nın adlarına düzenlenen on parmak basım formundaki parmak izlerinin aynı, kimlik bilgilerinin farklı olduğu tespit edilmiştir.
4. Birleşen … 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/616 Esas sayılı dosyasında aldırılan … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 08.04.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre; suça konu . adına düzenlenmiş 10190 belge ve Al 446845 seri numaralı bir adet “B” sınıfı sürücü belgesinin tamamen sahte olarak oluşturulmuş olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu rapor edilmiştir.
5. Mahkemece, sahte sürücü belgesi nedeniyle sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan, hakkında hırsızlık suçundan soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla kendisini üvey amcası … olarak tanıtıp mağdur sanık hakkında soruşturma yapılıp, hakkında kamu davası açılmasına neden olduğundan bahisle, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarih 2011/8-335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere; sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hakime ait olup, yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerekiyorsa da, dosyada aslı bulunan suça konu sürücü belgesi üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunduğu, fotoğrafın belgeye sonradan yapıştırılmış olduğunun ilk bakışta kolaylıkla anlaşılamadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun gözlemlenmesi karşısında, tebliğnamedeki suça konu belgenin aldatma niteliği bulunmadığından suçun yasal unsurlarının oluşmadığından beraat hükmü verilmesine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Tekerrüre esas alınan ilamda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmış olması karşısında, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun ve hakkında 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirlenen “ikinci defa tekerrür” hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabul gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
5. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen, hangisinin tekerrüre esas teşkil ettiğinin belirtilmemiş olması,
6. Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108 inci maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5 inci fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında tayin ve tespitinin yapılması gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar biçimde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmedilmesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) nolu bendinin (5) ve (6) nolu maddelerinde açıklanan nedenlerle, … 7.Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2015 Tarihli ve 2014/980 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine ”sanığın, … 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2008 tarihli ve 2007/249 Esas ve 2008/16 Karar sayılı kararında 2 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüklerin tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’nun 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerini Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen gerekçe bölümünde (B) nolu bentte belirtilen gerekçe ile … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2015 tarihli ve 2014/980 Esas, 2015/279 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.