Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8264 E. 2023/1143 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8264
KARAR NO : 2023/1143
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2021 tarihli ve 2010/18 Esas, 2021/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2021/688 Esas, 2022/649 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin, Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi, 29 uncu maddesi, 53 üncü maddesi birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemleri; keşif yapılması gerektiğinden bahisle eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğundan fazla ceza tayinine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Kaçar ailesi ile Usluğ ailesinin aynı köyde yaşadıkları, iki aile arasında Usluğ ailesi tarafından kiralanan tarlaya Kaçar ailesinin koyunlarının girmesi nedeniyle anlaşmazlık olduğu, olay günü Usluğ ailesinin çocukları tarafından Kaçar ailesinin tarlaya giren kuzularından birinin bacağının kırıldığı, tarafların bu nedenle tartıştıkları, Kaçar ailesinin ellerinde sopalar ile sanık …’un bulunduğu tarlaya doğru ilerledikleri, maktul …’ün de söz konusu grup içinde bulunduğu ve aniden gruptan ayrılarak elinde sopa ile …’un bulunduğu tarafa doğru koşar adımlarla ilerlediği, bunun üzerine sanık …’un o an üzerinde bulunan silah ile maktule doğru bir el ateş etmesi, neticesinde maktulün yaralanarak yere yığıldığı, sanık …’in elinde tabanca ile koşarak olay yerinden uzaklaştığı, bunun üzerine Kaçar ailesinin araziye yakın olan Müslüm Kaçar’ın evinden aldığı silahlarla tarafların karşılıklı olarak ateş etmeye başladıkları anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.

3. Olaya ilişkin bilgisi bulunan tanık beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

4. Otopsi raporunda maktulün sol göz altında ateşli silah giriş yarası, kafa arka oksipital bölgede çıkış yarası bulunduğu, yaralanmasının kafatası kemik kırıkları ile birlikte beyin doku harabiyeti ve beyin kanamasına neden olduğu ve ölümün meydana geldiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.

5. 07.09.2008 tarihli Olay Yeri Keşif Tutanağı, Olay Yeri İnceleme Raporu ve Olay Yeri Basit Krokisi, 24.10.2008 tarihli uzmanlık raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

6. Sanığın güncel Adli Sicil Kaydının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Olayın çıkış sebebi, Usluğ ailesinin kullanımında olan tarlaya giren Kaçar ailesine ait kuzunun bacağı kırılmak suretiyle tarladan çıkarılması olmakla birlikte bu eylemin Usluğ ailesine mensup sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olmadığı, dolayısıyla ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklandığının kabul edilemeyeceği, sanığın tanık Akif’ten kiraladıkları tarlada hayvanlarını otlatırken, önceki tartışmadan dolayı arkadaki gruptan ayrılarak elinde sopa olduğu hâlde tek başına üzerine doğru gelen maktule tanık beyanlarına göre aralarında yaklaşık 2-3 metre mesafe varken ateş ettiği, böylece maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylem nedeniyle sanık hakkında asgari hadden ceza tayininin oluşa ve dosya kapsamına uygun düşeceği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Eksik İnceleme
Sanığın tevil yollu ikrarı, dosyada bulunan uyumlu tanık beyanları, 07.09.2008 tarihli Olay Yeri Keşif Tutanağı ve maktul hakkında tanzim olunan otopsi ve adlî muayene raporları karşısında Mahkemece sübuta yönelik gerekli araştırma ve incelemelerin yapıldığı, dava dosyasının tekemmül ettirildiği ve kararın objektif bulgulara dayandırıldığı belirlendiğinden, inceleme konusu hükümde bu sebebe dayalı bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Meşru Savunma ve Haksız Tahrik
Sanık her ne kadar çobanlık yaptığı sırada maktulün önde bulunduğu kalabalık bir grubun kendisine sopalarla saldırdığını ve kaçmasına izin vermediğini, kendisini korumak için havaya ateş ettiğini beyan etmişse de birbirleriyle uyumlu tanık beyanları ile de sabit olduğu üzere maktulün akrabalarının bulunduğu kalabalık gruptan ayrılarak elinde sopa olduğu hâlde tek başına sanığın üzerine doğru geldiği ve sanıkla aralarında yaklaşık 2-3 metre mesafe varken sanığın üzerinde bulunan tabanca ile maktulün öldürücü bölgesine ateş ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde maktulden kaynaklanan haksız saldırının henüz başlamadığı ve saldırı gerçekleşmiş olsa dahi maktulün elinde sopa, sanığın elinde ise tabanca bulunduğu dikkate alındığında saldırı ile orantılı şekilde savunma yapıldığı kabul edilemeyeceğinden, sanık lehine meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı ve maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan sopayla üzerine yürüme eyleminin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönlerle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Takdiri İndirim
Takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu ve Mahkemece yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.04.2022 tarihli ve 2021/688 Esas, 2022/649 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.