YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22782
KARAR NO : 2023/970
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/289 E., 2015/89 K.
MAĞDURLAR :…, Kadir Öz
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, mağdur … vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; sanığın hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, buna karşılık sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık (nitelikli dolandırıcılık) suçlarından doğrudan zarar görmeyen mağdur …’ün kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunmadığı, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği sanığın temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26.03.2015 tarihli ve 2014/289 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 4000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mağdur … Vekilinin Temyiz İstemi
Sanık hakkında belirlenen cezanın az olduğuna ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz İstemi
Satıcının formalite olduğunu söylemesi üzerine mağdur adına senet düzenlendiğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Akıl zayıflığı nedeniyle Gediz Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.11.2010 tarihli ve 2010/788 Esas, 2010/912 Karar sayılı kararı ile hakkında kısıtlama kararı bulunan mağdur …’ü önceden tanıyan sanık …’ın, suç tarihinde tanık A.D. ile birlikte diğer mağdur …’e ait olan Özkur Halı Mobilya isimli iş yerine gelerek kendisini … ismiyle tanıttığı ve üzerinde fotoğrafı bulunan … adına düzenlenmiş aşamalarda ele geçmeyen sahte nüfus cüzdanını ibraz etmek suretiyle televizyon satın aldığı, karşılığında da keşidecisi … olan 1100,00 TL bedelli senedi imzaladığı, ertesi gün aynı iş yerine tekrar gelen sanığın bu kez satın aldığı televizyonu bir üst modeli ile değiştirerek aradaki fiyat farkı için 400,00 TL bedelli bir adet daha senet imzaladığı, senet bedellerinin ödenmemesi üzerine yapılan icra takibi sonrasında, mağdur …’ün vasisi olan …’nin şikayeti sonrası başlatılan soruşturma neticesinde sanık hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında çelişkili beyanlarda bulunmuş, buna karşılık Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki 20.01.2015 tarihli sorgusunda; iş yeri sahibinin senedin kimin adına olduğunun önemli olmadığını söylemesi üzerine, suça konu senetleri … adına kendisinin imzaladığını kabul etmekle birlikte, mağdurun adına senet düzenlenmesi hususunda rızasının olduğunu beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Mağdur … ve vasisi olan katılan … beyanlarında, suça konu senetlerin mağdurun bilgi ve rızası dışında düzenlediğini beyan ederek sanıktan şikayetçi olmuşlardır.
4. Yargılama sırasında tanık olarak bilgilerine başvurulan A.D. ve mağaza görevlisi M.T., sanığın savunmasını doğrulamamışlardır.
5. Suça konu senetler Adli Emanetin 2014/614 sırasında muhafaza altına alınmış; Mahkemece 26.03.2015 tarihli celsede senetler üzerinde yapılan gözlemde, senetlerin her ikisinde de düzenleme tarihinin bulunmadığı, yine 1100,00 TL bedelli senet de düzenleme yerinin de yazılı olmadığı tespit edilerek, senetlerin Türk Ticaret Kanunu anlamında kambiyo senedi vasfı taşımadıkları ve özel belge niteliğinde oldukları değerlendirilmiştir.
6. Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 26.03.2015 tarihli ve 2014/289 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanı kullanmak suretiyle kamu kurum ve kuruşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve yasal unsurları taşımayan sahte senetler düzenlemek suretiyle de zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik suçlarından temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Mağdur … Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmeyen mağdurun kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmakla; kısıtlı olan mağdur … adına vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın hayatın olağan akışına uygun olmayan savunması, tanık beyanları ve dosya kapsamında elde edilen diğer deliller doğrultusunda; sanık hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet kararları veren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 62 ve 51 inci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçe yeterli ve hukuka uygun bulunmuştur.
C. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Mağdur … Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden:
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/289 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararına yönelik mağdur … vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden:
Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2014/289 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.