Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/18795 E. 2023/1054 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18795
KARAR NO : 2023/1054
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/81 E., 2015/79 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2015 Tarihli ve 2014/81 Esas, 2015/79 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine, 2 yıllık denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına,
2. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 62 inci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 53.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafinin temyiz isteği, katılan ile temyiz dışı sanık …’ın beyanları arasında çelişki olması ve Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmadan hükümler kurulması nedeniyle mahkumiyet kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’a ait olan ve 07.11.2013 tarihinde çalındığı iddiası ile Cumhuriyet savcılığına dilekçe verdiği çekin, sanık ve temyiz dışı sanık … tarafından doldurularak piyasaya sürüldüğü iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Katılan söz konusu çekin kendisi tarafından verilmediğini, çek yaprağının boş ve imzasız olarak çalındığını beyan etmiştir.
3. Sanık savunmalarında, …’a araba sattığını, şahsın bunun karşılığında kendisine katılanın keşideci olarak göründüğü iki adet çek verdiğini, çeklerden 32.000,00 TL değerinde olanı Şafak’a geri verdiğini, 33.000 TL değerinde olan çekin ise karşılığı olmadığından ödenmediğini, bunun üzerine katılanın kendisini arayarak çeki icraya koymamasını, kendisine başka bir çek vereceğini söylediğini ve dava konusu olan çeki verdiği, söz konusu çekin bizzat katılan tarafından kendisine verildiğini, kendisinin de bu çeki borcuna karşılık Çelebi Tüketim Malları .. Ltd. Şti yetkilisi olan …’ye verdiğini beyan etmiştir.
4. Temyiz dışı sanık …, söz konusu çekin kendisi tarafından verilmediğini, çek üzerindeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını savunmuştur.
5. Dosya arasında yer alan uzmanlık raporunda, çekin ön yüzündeki yazı ve imzaların katılana ait olmadığı, arka yüzü birinci cirantada yer alan “…” yazı ve imzası ile ikinci ciranta imzasının sanık …’e ait olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
6. Şikayetçi olarak beyanına başvurulan …, mahkemece alınan ifadesinde, sanık …’ten alacağı olduğunu, ödeme yapmak amacıyla çekin kendisine sanık tarafından verildiğini söylemiştir.
7. Mahkemece, çekin arkasındaki “…” yazı ve imzasının sanığın eli ürünü olması, katılan ve tanık beyanları, sanıklar savunmaları ve tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçları işlediğinin kabulü ile her iki suç yönünden de mahkumiyetine karar vermiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemle uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Şikayetçi …’nin, sanıktan alacağı olduğunu, ödeme yapmak amacıyla sanığın çeki kendisine verdiğini beyan etmesi karşısında; önceden doğan borç kapsamında verilip verilmediğinin kesin bir şekilde belirlenmesinden sonra ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarih ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı da dikkate alınarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkûmiyetine hükmedilmesi,
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2015 Tarihli ve 2014/81 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.03.2015 Tarihli ve 2014/81 Esas, 2015/79 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.