Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/706 E. 2023/681 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/706
KARAR NO : 2023/681
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..

Belli edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı vekili Avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alt yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 07.08.2012 tarihli sözleşme ile 1398 adet konut ile altyapı ve çevre düzenlenmesi işi bünyesindeki mekanik tesisat işlerinin yapımının kararlaştırıldığını, iş eksiksiz şekilde tamamlandığı ve teslim edildiği halde bakiye iş bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, alacağın tahsili için başlatılan takibe vâki itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme konusu işi tamamlamadığını, eksiklerin müvekkili tarafından giderildiğini, 25.12.2014 tarihli mutabakat belgesi ile müvekkilinin ibra edildiğini, davacının bakiye alacağı kalmadığını, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında düzenlenen 26.12.2014 tarihli ibranameden sonra yapılan ödemeler ve eksik, kusurlu işler bedeli dikkate alınarak davacının 199.320,27 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takibe vâki itirazın 199.320,27 TL asıl alacak bakımından iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen ibranamenin kesin kabule konu işlemlerle ilgili olduğunu, takibe konu faturanın ise ibranameden sonra düzenlendiğini, ibra edilen bir konuda alacak-borç hesabının yapılamayacağını, bilirkişi raporlarının hatalı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının taraflar arasında düzenlenen ibranameden çok önce iş sahasını terk ettiğini ve bu tarihten sonra iş yapmadığını, eksik ve kusurlu imalatların müvekkili şirket tarafından başka firmalara yaptırıldığını, fatura kesiminin bu nedenle kesin kabulün onayına kadar bekletildiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşeron ibranamesi başlıklı belgenin incelenmesinde her iki iş de belirtilerek son paragrafında “ilgili şantiyelerde yapılan kesin hakediş ve kesin hesap neticesinde hakediş üzerinden yapılan malzeme alımı, yemek, namı hesabımıza yaptırılan iş ve işçilikler ile yasal kesintilerin yapılmasından sonraki kalan alacağımızın tamamını tahsil ettiğimizden ve herhangi bir alacağımızın kalmamasından dolayı Eryapı San. ve Tic. Ltd. Şti.’yi ibra ederim” hususunun kararlaştırıldığı, böylece taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında yapılan işlerin davacı adına veya namına malzeme, yemek ve üçüncü kişilere yaptırılan iş ve işçilikler ile yasal kesintiler belirtilmek suretiyle sözleşmeden kalan bakiye alacağın tamamının tahsil edildiği ve herhangi bir alacağın bulunmadığı belirtilerek davalının ibra edildiği, bu ibranameden sonra davacı tarafça sözleşme kapsamında herhangi bir iş veya işlem yapılarak alacaklı hale geldiği hususu iddia ve ispat edilememiş olduğu, aynı sözleşmelere dayanılarak ibranameden sonra düzenlenen fatura kapsamında talepte bulunamayacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüş, ayrıca takibe konu faturanın 17 numaralı hakedişe dayandığını, bu hakedişin ibraname kapsamı dışında kaldığını, davalının faturaya itiraz etmediğini belirtmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Türk Borçlar Kanunu’nun 470. ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Taraflar arasında 26.12.2014 tarihli taşeron ibranamesi düzenlenmiş olup, davacı alt yüklenici ibranamenin düzenlendiği tarihten sonra sözleşme kapsamında iş yaptığını ispat edemediğinden davacının temyiz itirazları yerinde değildir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.