YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6262
KARAR NO : 2008/1567
KARAR TARİHİ : 22.02.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın Anafartalar Şubesinden aldığı kontr- garanti mektubunun süresi dolduktan, yani yükümlülüğü sona erdikten sonra müvekkilinden 3 aylık süre için hesapladığı teminat mektubu komisyon kesintisi yapıp tahsil ettiğini, haksız ve hukuka aykırı yapılan kesintinin talebe rağmen iade edilmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacıdan tahsil edilen devre komisyon ücretinde herhangi bir hata veya yanlışlık olmadığından haksız ve hukuka aykırı icra takibine haklı itiraz edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre dava konusu süreli teminat mektubunun 24.04.2001 tarihinde muhatabına iade edildiği, yani teminat mektubunun süresinin bu tarihte sona erdiği, davalı bankaca 13.04.2001 tarihinden itibaren 3 aylık komisyon ve BSMV tahakkuk ettirildiği oysaki 24.04.2001 tarihine kadar tahakkuk ettirmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı Etibank AŞ. 27.10.2000 tarihinde TMSF’ye devredilmiş olduğu anlaşılmış olup, mahkemece fona devredilen bankaların harç ve tazminatla sorumlu tutulmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) sayılı bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 22.02.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.