YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/15994
KARAR NO : 2010/2901
KARAR TARİHİ : 10.03.2010
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi :
Basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçundan sanıklar …, …hakkında yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/09/2007 tarihli ve 2007/334-133 sayılı kararına karsı yapılan itirazın kabulü ile söz konusu kararın kaldırılmasına ilişkin Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/12/2007 tarihli ve 2007/175 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16/07/2008 tarihli ve 2008/7210-16565 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere;
T.C. Anayasasının 37. maddesinde “Hiç kimse kanunen tâbi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.”, 142. maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.”, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 3/1. maddesinde “Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.”, 4/1. maddesinde “Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re’sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır.”, 5/1. maddesinde “İddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.”, 5187 sayılı Basın Kanunu’nun 27. maddesinin 1. fıkrasında “Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür.”, 2. fıkrasında ise “Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar iki numaralı mahkemede görülür.”, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 307/1. maddesinde “Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması
sebebine müstenit olur.”, anılan Kanun’un 308. maddesinde “Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır… 4) Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi ” hükümlerinin yer aldığı;
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca, 12/07/2007 tarihli, 302 ve 16/07/2007 tarihli, 309 sayı ile, Bağcılar Adliyesinin Bakırköy Adliyesiyle birleştirilmek üzere kapatılmasına ve Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nden devren gelen işlerin Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin esasına kaydı ile bu mahkemede görülmesine karar verildiği, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun anılan kararlarının göreve ilişkin yasa hükümlerini yürürlükten kaldırma niteliği taşımadığı, birleştirilen iki adliyenin mahkeme ve iş sayısı ile dosya dağılımını düzenlemeye yönelik olduğu ve mahkemelerin görevlerinin kanunla belirlenmesine ilişkin anayasal ve yasal kuralların idari nitelikte bir işlemle değiştirilemeyeceği gözetilmeden itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 03.07.2009 gün ve 35971 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.07.2009 gün ve 2009/176142 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İddianamedeki sevk ve anlatıma, Yargıtay Kanununun 14. maddesi hükmüne göre işin incelenmesi Yargıtay Yüksek 8. Ceza Dairesinin görevine girdiğinden Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.