Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/945 E. 2023/897 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/945
KARAR NO : 2023/897
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında … … Hastanesi İnşaat Yapım Sözleşmesinin anahtar teslim suretiyle gerçekleştirilmesi için 17/10/2010 tarihli sözleşmenin imzalandığını, müvekkil tarafından üzerine düşen bütün yükümlülüklerin yerine getirildiğini, işin geçici kabulünün yapıldığını, 2012 yılında hastanenin tam kapasite şeklinde kullanılmaya başlandığını, inşaat sürecinde müvekkilin hak kazanmış olduğu hakedişlerin kendisine ödenmediğini, ayrıca davalı tarafça müvekkile sözleşme dışında bir takım fazla iş ve imalatlar yaptırıldığını, bu durumun yaptırılan delil tespitiyle sabit olduğunu belirterek hakediş bedeline ilişkin olarak 10.000,00′ TL ve fazla imalat bedeline ilişkin olarak 10.000,00′ TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13/10/2017 tarihli dilekçe ile davasını 660.145,07′ TL olarak miktar açısından ıslah etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmediğini, eksik ve hatalı imalatları ihtara rağmen tamamlamadığını, iskan ruhsatının alınmadığını, inşaat, mekanik, elektrik imalatlarının tamamlanmadığını ve asbuilt projelerinin derneğe teslim edilmediğini, bu sebeple kesin hesap çalışmalarının tamamlanamadığını, 18-19 ve 20 no.lu hakedişlerin davacıya ödendiğini, 13/03/2012-18/05/2012 tarihleri arasında şantiyede fiili olarak imalat yapılmaması sebebiyle bedel çıkmadığını, imalat 20/06/2012 tarihinde gerçekleştiğinden 18-19 ve 20 no.lu hakedişler birleştirilerek 18 no.lu hakediş olarak ödendiğini, davacının talebi üzerine hastane inşaatının bir an önce tamamlanması için 600.000,00’TL lik avans verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, taraflar arasında düzenlenen … … Hastanesi İnşaat Yapım Sözleşmesi hükümlerince davacı tarafından hastane inşaatının gerçekleştirildiği, gerçekleştirilen inşaat sebebiyle davacıya 9.434.062,83’TL hakediş ödemesinin yapıldığı, ayrıca 600.000,00′ TL lik avans niteliğinde ödeme gerçekleştirildiği, buna göre inşaat sebebiyle davacıya toplam 10.034.062,83’TL lik ödeme yapıldığı, davacı tarafından sözleşme kapsamına girmeyen keşifte tespit edilen 101.202,00’TL lik fazladan imalat gerçekleştirildiği, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 9.100.000,00′ TL olduğu, buna göre davacının hak kazanmış olduğu toplam alacak tutarının 10.756.216,36’TL ye tekabül ettiği, inşaat esnasında 13/04/2009 tarihli projeye 12/06/2013 tarihinde revizyon gerçekleştirildiği, ikinci projenin uygulanması üzerine binanın bodrum katlarında 846 m²’lik küçülme meydana geldiği, bu küçülme sebebiyle davacının 600.599,52’TL tutarında az imalat gerçekleştirdiği, bu şekilde davacının ödenmeyen toplam alacak tutarının 121.554,00’TL ye tekabül ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından verilen kısmen kabul kararının, gerek teknik tespitler yönünden, gerekse hukuki değerlendirme bakımından eksik ve hatalı olduğunu, Mahkeme kararının 11/09/2017 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna dayandığı anlaşılmakta olup, bu raporun teknik ve hukuki irdelemesi yapılmaksızın; birebir gerekçeye esas alınmasının hatalı olduğunu, dosyada alınan hiçbir bilirkişi kök ve ek raporunun, tam olarak iddialarını karşılamadığını, hükme esas alınan ek rapordaki kabulün aksine, hastane yapım işinde herhangi bir alan daralması meydana gelmediğini, alan daralmasından kaynaklandığı iddia edilen 277.202,28’TL tutarın, davacı müvekkilinin alacağından tenzil edilerek hüküm kurulmasının haksız olduğunu, ayrıca (bu tenzilatı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte) bir an için azalma mevcut olduğu düşünülse dahi alan daralmasından kaynaklı azalan miktar hesaplamasının tümüyle davalı idarenin belirlediği rakamlar üzerinden dikkate alınmasının da usul ve yasaya uygun olmadığını, dava konusu bina inşası hakkında alan daralması/azalan imalat olduğu ve sair şekildeki davalı iddialarının hiçbirini kabul etmemekle birlikte, “götürü bedel sözleşmenin” varlığı durumunda, yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan alacağının “fiziki oran yöntemi” uygulanarak belirlenmesi gerektiğini, izah edilen tüm nedenlerle; davacı müvekkili şirketin, Belediyece onaylanan inşaat projesi kapsamındaki bina inşasını eksiksiz olarak tamamlaması ve yapı/iskan ruhsatının dahi alınması karşısında, davalı idarenin götürü bedel olarak kararlaştırılan 9.100.000 TL (+KDV) tutarındaki bedeli; (taraflarca karşılıklı olarak yapımından vazgeçilen mono-ray sistemi ve nefaset kesintisi bedelleri tenzil edildikten sonra) eksiksiz olarak davacı müteahhide ödeme yükümlülüğü bulunduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; istinafa konu kararın gerek hükme esas aldığı bilirkişi raporu yönünden, gerekse hukuki nitelemeler yönünden hukuka ve yasalara aykırı olduğunu, Mahkemece hükme esas alınan 09/02/2017 tarihli kök bilirkişi raporuna itirazlarının gerek 11/09/2017 tarihli bilirkişi ek raporunda, gerekse 06/03/2018 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda karşılanmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye göre iskanın davacı yüklenici tarafından alınması gerektiği halde yüklenicinin dava tarihinde bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle sözleşmesinde kararlaştırıldığı üzere kesin hesabın iskan ruhsatının alınmasından sonra, taraflarca birlikte yapılacağı belirtilerek geçici kabul yapıldığını, 02/02/2015 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere binada halen eksikler olduğunu, binanın hastane olarak fiilen kullanmasının, eksik ve bozuklukların bulunmadığı ya da eksik ve kusurlarıyla kabul edildiği anlamına gelmediğini, iş tamamlanmadığından ve bu safhada müvekkilinin karşı taraf borcunu ifa etmediğinden ifadan kaçınabilmesi ve ödemezlik def’ini ileri sürmesi mümkün olduğundan, bu kapsamda davacı yüklenicinin herhangi bir alacak talep hakkı olmadığını, hükme esas alınan raporda eksik işlerin de tespiti yapılmasına rağmen müvekkilinin borçlu olduğunun tespit edildiğini, bu raporda önemli yazım, hesap ve tespit hataları olduğunu, yukarıda izah edilmeye çalışıldığı üzere sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmeyen, eksik/hatalı imalatlar kendisine bildirildiği halde bunları gidermeyen, iskan ruhsatı ile ilgili işlemleri tamamlamaktan kaçınan yüklenicinin kesin hesabının tamamen yapılması mümkün olmadığından hak edişinin de tamamen ödenmesinin mümkün olmadığını, dolayısı ile davalı müvekkil dernek nezdinde davacının kesin olarak doğmuş bir alacağı bulunmamakla davanın menfaat yokluğundan reddi gerekirken mahkemece verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılmasını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ve özellikle mahkemece hükme esas alınan İnşaat Mühendisi …, Mimar …, Elektrik Mühendisi … ve Hukukçu … tarafından düzenlenen kök ve ek raporların davadaki talebe, dosya kapsamında sunulan delillere ve oluşa uygun, aynı zamanda denetlenebilir olduğunun anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 470 ilâ 486 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, bilirkişiler tarafından davacı yüklenicinin eksik yaptığı ve sözleşme dışı yapmış olduğu fazla imalatların hesaplamasının taraflar arasındaki eser sözleşmesinin niteliğine uygun olduğu ve hükme esas alınan raporun denetime elverişli ve denetlenebilir olduğu anlaşılmakla taraflar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.