YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8234
KARAR NO : 2023/924
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki imzaya ve borca itiraz uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın reddi ile takibin devamına, davacı aleyhine tazminat ve para cezasına hükmedilmiştir.
Kararın davacı borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle takibin iptaline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ
Muteriz borçlu belediye işçisi olduğunu, alacaklının ise öğretmen olduğunu, alacaklı ile aralarında bu miktarda bir senet düzenlenmesini gerektirecek bir ticari ilişki veya mal alım satımı olmasının söz konusu olmadığını, senet altındaki imzanın kendi imzasına benzemekle birlikte böyle bir imza atıldığından haberdar olmadığını, imzanın taklit edilmiş olabileceği gibi farklı bir iş bahanesi ile alınan senetler yanında bu senedin de imzalatılması ihtimalinin olduğunu, ödeme emrinde 250.000 dolarlık senetten bahsedildiği halde takip dosyasına 500.000 dolarlık senet ibraz edildiğini, takibe dayanak olmayan senetle takip başlatıldığını ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürelen hususların genel mahkemede ileri sürülebilecek tespit davasına konu olacak nitelikte olduğunu, bononun sıhhatine etki etmeyeceğini, imzaya dair itirazların kesinlik içeren beyanlar olmadığını, takibe konu senede ilişkin olarak 250.000 dolarlık alacak haklarını saklı tutarak 250.000 dolar üzerinden takibe geçtiklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece alınan 14.04.2021 tarihli bilirkişi raporu gereğince takip konusu bonodaki imzanın borçluya ait olduğundan bahisle imza itirazının reddine, takibin devamına ve asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 392.500,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, icra takibi tedbiren durdurulmasına karar verildiğinden asıl alacak miktarı üzerinden %10 oranında hesaplanan 196.250,00 TL para cezasının davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu dava dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek, yargılamaya konu senetle ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, yerel mahkemece sadece imza ile sınırlı bir şekilde inceleme yapıldığını, senet üzerindeki yazılar ile ilgili bir inceleme yapılmadığını, savcılık dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davanın takibin iptali talepli olarak açıldığını ve dilekçede imzaya itiraz olduğunun dile getirilmediğini, boşa atılan imzanın kötüye kullanılmış olabileceğinin belirtildiğini buna karşın mahkemece İİK 170. madde kapsamında afaki miktarda tazminat ve para cezasına hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. (süresinde ileri sürülmemiştir)
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkeme kararında istinaf süresinin tebliğden başlayacağının belirtildiği, adil yargılanma hakkı ile mahkemenin kanun yolunu ve süresini taraflara doğru gösterme yükümlülüğü dikkate alındığında davacının istinaf isteminin süresinde olduğu, davacının senetteki imzayı açık ve net bir şekilde inkar etmediği, İlk Derece Mahkemesince davanın imzaya itiraz olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığı, bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görüldüğü, diğer taraftan, İİK’nın 58. maddesinin 3. fıkrasında, alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizinin, takip talebinde belirtilmesi gerektiğinin düzenlendiği, yine aynı kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının birinci bendinde alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, 58. maddeye göre takip talebine yazılması lazım gelen kayıtların ödeme emrinde bulunması gerektiğinin belirtildiği, takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının belirtilmediği bu nedenle takibin iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kamu düzeni yönünden yapılan incelemeye göre, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılması ve yeniden esas hakkında takibin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, İstinaf Mahkemesince kamu düzenini ilgilendiren süreler konusunda yorum yapılarak karar verildiğini, tefhim edilen karara karşı 10 gün içinde istinaf süre tutum dilekçesi verilmesinin kanunun amir hükmü olduğunu bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ayrıca takibin Uyap üzerinden başlatıldığını bu nedenle dövizin TL’ye rakamsal olarak çevrilmesine sistemin olur vermediğini, takip dosyasında yazılan haciz müzekkerelerinde alacağın TL miktarının belirtildiğini, Uyap Vatandaş ve Avukat Portal üzerinden döviz borcunun TL karşılığı halinin de görüldüğünü ileri sürerek kararın bozulmasını ve yerel mahkeme kararına dönülmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 363/1. maddesi
3. Değerlendirme
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 363/1. maddesine göre, istinaf yoluna başvuru süresi, İlk Derece Mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren on gündür.
Somut olayda, davacı borçlu vekilinin hazır olduğu 26.05.2021 tarihli duruşmada karar davacı vekiline tefhim edilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince karara karşı istinaf yoluna başvuru süresinin tebliğden itibaren başlatılmasının hatalı olduğu ve sonuca etkili olmadığı, İcra Mahkemesi kararının borçluya 26.05.2021 tarihinde tefhim edildiği dolayısıyla istinaf başvuru süresinin kanun gereği tefhimden itibaren başlayacağı ancak buna rağmen, süre tutum dilekçesi verilmediği, istinaf dilekçesinin belirli süre geçirildikten sonra, 28.06.2021 tarihinde verildiği; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesinin süresinde olmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesinin kararında istinafa başvuru süresinin tebliğ tarihinden itibaren başlatıldığından bahisle hak ihlali değerlendirilmesinde bulunmak suretiyle istinaf başvurusu süresinde sayılıp işin esasının incelenmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.