YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2166
KARAR NO : 2009/11449
KARAR TARİHİ : 08.12.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 28.10.2008
Nosu : 1577-1220
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … ile davalı arasında imzalanan kira sözleşmesini ve kira sözleşmesi gereğince depozito olarak verilen bonoyu kefil sıfatı ile imzaladığını, mecurun 03.04.2000 tarihinde tahliye edildiğini, 06.04.2000 tarihli tutanak ile kiralananın tam ve sağlam olarak teslim edildiği, kiraya verenin herhangi bir alacağının bulunmadığının belirlendiğini, buna rağmen 2.000.-Alman Mark’lık güvence senedinin haksız olarak icra takibine konu yapıldığını ve müvekkilinin maaşına haciz konularak icra dosyasına 950.00.-YTL.para ödendiğini ileri sürerek müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, ödenen 950.00.-YTL.nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının babası …’e kiralanan işyerinin kira bedellerinin ödenmediğini, 06.04.2000 tarihli tutanakta borçlar ödendiği zaman senetlerin iade edileceğinin belirlendiğini, davacının mal beyanında belirttiği maaşı üzerine haciz konulduğunu (08.10.2001’de), kaldı ki asıl borçlu …’ün 28.07.2006’da icra müdürlüğünde borcu kabul ettiğini, bu beyanın davacı kefili de bağladığını belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde 06.04.2000 tarihli tutanakta elektrik-su borcundan söz edilmediğinden, tutanağa göre mecurun tam ve sağlam olarak teslim alındığı belirlendiğinden, tutanakta bahsi geçen bonoların kira karşılığı düzenlenen bonolar olduğu anlaşıldığından kira sözleşmesinin 7.maddesi gereğince verilen dava konusu senedin iade edilmesi gerekirken icra takibine konu edilmesinin doğru olmadığı, davacının yaptığı ödemenin istirdadı gerektiği gerekçeleri ile davanın kabulüne, dava konusu 2.000.-DM.bedelli senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu senet nedeniyle davacının dava tarihine kadar ödediği 950.-YTL.bedelin talep gibi dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdadına, davalı-alacaklının takibi kötüniyetle yaptığı hususu ispatlanamadığından davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
../..
Sayfa -2-
Dava konusu icra takip dosyasında bulunan 28.07.2006 tarihli icra tutanağında asıl borçlu …’ün borcu kabul ettiğine dair imzası ile onayladığı beyanı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece asıl borçlunun bu beyanının kefil olan davacının sorumluluğu yönünden davaya etkisi üzerinde durulup tartışılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.