YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5798
KARAR NO : 2023/951
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasındaki asıl davada tapu iptali ve tescil, birleşen davada alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı müdahil, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekillerince duruşmasız, asıl davada davacı-birleşen davalı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.11.2022 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davacı-birleşen davada davalı vekili Avukat … ile davalı-birleşen davada davacı vekili Avukat … ve asıl davada asli müdahil vekili Avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1-Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen 07.12.2005 tarihli sözleşme ile inşaat yapım işinin kararlaştırıldığını, işin teslim tarihinin süre uzatımları ile birlikte 30.10.2017 olarak belirlendiğini ve %87 kısmı tamamlandığını, kalan kısmın ise müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerle bitirilemediği halde davalının 08.11.2007 tarihli yazısı ile sözleşmenin feshedildiğini, hakedişlerin de süresinde ödenmediğini ileri sürerek, fesih işleminin haksız olduğunun tespitine, teminat mektuplarının nakde çevrildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL imalat bedeli ile 5.000,00 TL kâr mahrumiyeti bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davacı vekili 14.05.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile kâr mahrumiyeti ve iş bedeli bakımından dava değerini 1.110.611,91 TL arttırmıştır.
3-Asli müdahil Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili dilekçesinde; davalı tarafından nakde çevrilen teminat mektuplarının müvekkili banka tarafından ödendiğini ileri sürerek, mahkemece teminat mektubu bedelinin iadesine karar verilmesi durumunda bedelin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde; süre uzatımlarına rağmen işin bitirilmediğini, iş programında ciddi gecikmelerin olduğunu, işin bitirilmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınmaması nedeniyle 01.11.2007 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini ve teminat mektuplarının irad kaydedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. BİRLEŞEN DAVA
Birleşen dava dosyasında davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında düzenlenen 07.12.2005 tarihli sözleşme kapsamındaki işin süresinde tamamlanmaması nedeniyle sözleşmenin 26. maddesi gereğince 01/11/2007 tarih ve 5126 sayılı Başbakanlık Makam oluru ile feshedildiğini ve kalan işin dava dışı firmaya ihale edildiğini ileri sürerek, idare zararı 1.075.717,12 TL ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 48. maddesi hükmü gereğince ÜFE endeksine göre yapılan hesaplama sonucu bulunan 101.466,08 TL’nin işleyecek en yüksek orandaki ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
IV. CEVAP
Birleşen dava dosyasında davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; sözleşme koşullarına göre tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin feshinin haklı nedenlere dayalı olup olmadığı hususunun yargılama sonucu ortaya çıkabileceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
V. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince iş bitim tarihinin süre uzatımları ile birlikte 30.10.2007 olarak belirlendiği, ihtarlara rağmen işin bitirilmemesi nedeniyle davalının 01.11.2007 tarihinde sözleşmeyi feshettiği, taraflarca düzenlenen 25.10.2017 tarihli tespit raporuna göre fiziki gerçekleşmenin %68,66 olduğu, davacının mücbir sebep olarak ileri sürdüğü dava dışı Belediye tarafından tamamlanması gereken işlerin sözleşme konusu işe oranının %1,28 olduğu, hakediş ödemelerinde gecikme olmadığı, işin gecikmesine davacı sebebiyet verdiğinden feshin haklı olduğu, teminat mektubu bedelinin iadesi koşulları oluşmadığı gerekçesiyle, 12.09.2011 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, 990.680,57 TL imalat bedelinin 5.000,00 TL’sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, taleple bağlı kalınarak 1.075.717,12 TL zararın ve 100.836,71 TL fark teminat bedelinin birleşen dosya dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanan avans faizini geçmemek üzere ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-birleşen dosyada davalı vekili temyiz dilekçesinde, işin süresinde tamamlanmamasının nedeninin Erdemli Belediyesinin yapması gereken işleri yapmamasından kaynaklandığını, 25.10.2007 tarihli tutanağın müvekkili yetkilisi tarafından imzanmadığını, tespit raporundaki iş tamamlanma oranının dikkate alınmasının gerektiğini, hakedişlerin zamanında ödenmediğini, davalının 21.09.2007 tarihli ihtarından sonra süre uzatım kararının verildiğini, bu nedenle fesih için tekrar ihtar düzenlenmesi gerektiğini, 3. bilirkişi raporu alınmış iken 2. bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağını, birleşen davanın kabulünün hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı-birleşen dosyada davacı vekili vekili temyiz dilekçesinde, hükme esas alınan birlirkişi raporunun hatalı olduğunu, muhalefet şerhinin dikkate alınmadığını, feshin haklı olduğunu, bilirkişi raporunda tarafların birlikte kusurlu gösterilmesinin mümkün olmadığını, asıl davanın tümden reddi, birleşen davanın da kabulünün gerektiğini belirtmiştir.
Asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde, mahkemece iş bedelinin tahsiline karar verilmesine rağmen teminat mektubu bedelinin iadesi talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ve feshin haksız olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan haksız feshin tespiti, bakiye iş bedeli, kâr mahrumiyeti ve teminat mektubu bedeli alacağının tahsili, birleşen dava ise sözleşmenin feshinden kaynaklanan idare zararı ve teminat güncelleme bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Borçlar Kanunu’nun 355. ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Taraflar arasında düzenlenen 07.12.2015 tarihli sözleşme ile Mersin Erdemli ilçesi 2. bölge konut, 1 adet 24 derslikli ilköğretim okulu, 1 adet ticaret merkezi, adaiçi altyapı ve çevre düzenlemesi işi konulu eser sözleşmesi düzenlenmiş olup, davalı iş sahibi sözleşmeyi 01.11.2007 tarihinde feshetmiştir. Mahkemece görüşüne başvurulan iki farklı bilirkişi kurulunun hazırlamış olduğu raporlar birbiri ile uyumlu olup, 3. bilirkişi kurulu raporu ise muhalefet görüşü ile birlikte dava dosyasına sunulmuştur. Tarafların imzasını taşıyan 25.10.2007 tarihli tespit raporu ve Erdemli Belediyesinin yapması gereken işlerin sözleşme konusu işe oranı, işin bitirilmesi gereken tarih dikkate alındığında davalı iş sahibi fesihte haklı olduğundan davacı-birleşen dosyada davalı yüklenicinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Mahkemece 3. bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınmamış olup, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda davalı iş sahibi fesihte haklı bulunduğundan ve davacı bakiye iş bedelini bu halde de talep edebileceğinden davalı-birleşen dosyada davacı iş sahibinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşme davalı iş sahibince haklı nedenle feshedildiğinden irad kaydedilen teminat bedelinin iadesi koşulları oluşmamış olup, asli müdahil vekilinin temyiz itirazları da yerinde değildir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan taraflara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.