Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/947 E. 2023/973 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/947
KARAR NO : 2023/973
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/2. maddesi uyarınca, duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde, müvekkilinin alacaklı bulunduğu icra dosyasında borçlu …’a ait altınların haczedildiğini, şikayet olunan tarafından … hakkında icra takibi yapılmış olmasına rağmen, düzenlenen sıra cetvelinde müvekkilince uygulanan hacze iştirak ettirildiğini, bedeli paylaşıma konu altınların …’a ait olduğunu, bu nedenle tek haciz alacaklısının müvekkili olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini istemiştir.

II. CEVAP
Şikayet olunan vekili, şikayetçinin ilk haczinin süresinde satış talep edilmemiş olması nedeniyle düştüğünü, yenilediği haczinin ise müvekkilinin haczinden sonra olduğunu, öte yandan, şikayetçinin hem … ve hem de eşi … hakkında icra takibi yaptığını, hacze konu altınların bulunduğu sarraf dükkanının … tarafından işletildiğini, şikayetçinin alacağının dayanağı olan senedin borçlusunun …, kefilin ise … olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki tarafın takip dosyalarında …’ın borçlu olduğu, bedeli paylaşıma konu menkullerin … ile müştereken kullanıldığı, ilk kesin haczin şikayet olunana ait olduğu, sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; haczin yapıldığı işyerinin ve bedeli paylaşıma konu altınların borçlu …’a ait olduğunu, faturaların onun adına kesildiğini, şikayet olunanın ise … hakkında icra takibi yaptığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçinin asıl borçlu … ile takibe dayanak yapılan bononun kefili … hakkında icra takibi yaptığı, her iki dosya borçlusu hakkında haciz kararı verildiği, haciz tutanağında borçlu olarak … adının yazıldığı, haczin uygulandığı adresin …’ın işyeri adresi olduğu, borçluların bedeli paylaşıma konu menkullere müştereken sahip oldukları gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz başvuru dilekçesinde, istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği hususları temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haciz sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371. maddeleri ile İİK’nın 142. maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1. maddesi uyarınca
ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden şikayetçiye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.