YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12200
KARAR NO : 2023/9951
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Soma Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2009 tarihli ve 2008/3316 Soruşturma No.lu iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Soma Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2010 tarihli ve 2009/134 Esas, 2010/461 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 13.09.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanığın tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğine ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca tabi tutulduğu 5 yıllık denetim süresi içinde 02.11.2014 tarihinde yaralama suçunu işlediğine ilişkin Kalkandere Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.05.2015 tarihli ve 2015/18 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 08.09.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenip ihbarı üzerine, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca Soma Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2021/567 Esas, 2016/351 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Soma Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/579 Esas, 2022/238 Karar sayılı kararının üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 04.11.2021 tarihli ve 2021/7055 Esas, 2021/26354 Karar sayılı kararı ile;
“1-CMK’nın 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın adres mahkemesine talimat yazılarak, sanığa, duruşmaya gelmediği takdirde hükmün yokluğunda açıklanacağı yönünde ihtarlı davetiye tebliğ edilmesi talep edilmeksizin, gelmediği takdirde zorla getirilmesine karar verilmesi talep edilerek ve sanığın talimat duruşmasına gelmemesi nedeniyle hakkında düzenlenen zorla getirme emri üzerine de hazır edilemediğinin anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasına ilişkin beyanı tespit edilmeden yargılamaya devamla hükmün açıklanması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2-İddianame anlatımında sanığın abisi A. E. ile mağdur arasında husumet olduğunun ileri sürülmesi, sanığın savunmalarında mağdurun abisini dövdüğünü, buna kızması nedeniyle mağdur ile konuşmak istediğini beyan etmesi, …’in beyanında ise, mağdurun kendisini döven şahısların arasında olduğunu, bu konuda gerekli soruşturmanın devam ettiğini beyan etmesi karşısında söz konusu soruşturmanın akıbeti araştırılarak sonuca göre sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-TCK’nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi, ,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine Soma Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/579 Esas, 2022/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İsteği
1. Suçu işlemediğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in 23.09.2008 tarihinde mağdur …’a inşaat demirini göstererek ” Seni yakalarsam bu demiri kafana vuracağım, seni öldüreceğim.” diyerek silahla tehdit suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2. Olaya ilişkin görgüye dayalı olmayan tanık beyanı mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Soma Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2022 tarihli ve 2021/579 Esas, 2022/238 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.