Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/30749 E. 2023/82 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/30749
KARAR NO : 2023/82
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/793 E., 2022/478 K.
SUÇ : Terör örgütü propagandası yapmak
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/127 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 7/2, 2. cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun), 43/1, 62, 53, 58/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/793 Esas, 2022/478 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.05.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında, usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyet kararı verildiğine, delillerin yeterli toplanmamış olduğuna, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık …’un … isimli sosyal paylaşım platfpormunda kendisine ait “… (Bıkes)” kullanıcı adlı Facebook hesabından; 07/04/2014 tarihinde; silahlı terör örgütü liderinin, yanında kamuflaj giymiş bir kadın silahlı terör örgütü mensubu bulunan ve üzerinde uzun namlulu silahlar ve hayvan figürü bulunan bir duvar önünde dururken çekilmiş fotoğrafını “ŞEV BAŞ HEVALNO” şeklinde yorumla birlikte herkese açık olacak şekilde paylaştığı, 20.04.2014 tarihinde; kırsal alanda toplanmış leşker kıyafetli silahlı terör örgütü mensupları ile yakılmış ateş üzerinden atlayan ellerinde YPG terör örgütünün sözde bayrağını tutan iki silahlı terör örgütü mensubunun yer aldığı fotoğrafını “VAR BAŞ HEVALNO” şeklinde yorumla birlikte herkese açık olacak şekilde paylaştığı; sanığın söz konusu paylaşımlarının 3713 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan terör örgütünün cebir, tehdit ve şiddet içeren eylemlerini öven, meşru gösteren, teşvik eden niteliği bulunduğu anlaşıldığından, terör örgütünün propagandasını yapma suçunu oluşturduğu, sanığın bu tarihli paylaşımı Anayasa’nın 26. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10 uncu maddesi gereğince düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kalmayacağı sabit ve mahkemece oluş bu şekilde kabul edilmiştir. Sanığın gerek savcılık ifadeleri gerekse mahkeme nezdinde yapılan sorgusunda paylaşımı yapmadığını beyan etmiş ise de dosyadaki delil durumu da gözetildiğinde sanığın beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşıldığından hükme esas alınmamış olup 3713 sayılı Kanunun 7/2 maddesindeki düzenlemeye göre silahlı terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek veya bu yöntemlere başvurmayı ve teşvik etmeyi suçun maddi unsuru olarak kabul edilmiştir. Sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütünün propagandasını yapmak suçundan eylemi sabit görülmüş olup, eylemine uyan 3713 sayılı Kanun’un 7/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler ve sanığın kastı dikkate alınarak takdiren alt sınırdan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın suçu yayın yoluyla işlediği gözetilerek 3713 sayılı Kanun’un madde 7/2 maddesinin 2. cümlesi uyarınca ceza yarı oranında arttırılmış, verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri ile sanığın yargılamadaki tutum ve davranışları dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun madde 62 uyarınca 1/6 oranında takdiri indirim uygulanmış, (sanığın daha önce işlemiş olduğu kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum olduğu gözetilmekle sanık hakkında CMK 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 51. maddesi gereğince verilecek cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.) ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu düzenleyen 3713 sayılı Kanunun mer’i 7/2. maddesi şöyledir:
“(Değişik ikinci fıkra: 11.4.2013-6459/8 md.) Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:17.10.2019-7188/13 md.) Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. Aşağıdaki fiil ve davranışlar da bu fıkra hükümlerine göre cezalandırılır:
a) (Mülga: 27.3.2015-6638/10 md.)
b) Toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında gerçekleşmese dahi, terör örgütünün üyesi veya destekçisi olduğunu belli edecek şekilde;
1. Örgüte ait amblem, resim veya işaretlerin asılması ya da taşınması,
2. Slogan atılması,
3. Ses cihazları ile yayın yapılması,
4. Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi.”
…….
Tarihi seyir içinde Kanunun 12.4.1991 tarihinde yürürlüğü giren ilk hâlinde, 7’inci maddesinin ikinci fıkrası “örgüt mensuplarına yardım eden ve örgütle ilgili propaganda yapanlar” hakkında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve ağır para cezası öngörülmüşken, 19.2.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4744 sayılı Kanun’la, ceza miktarları aynı şekilde muhafaza edilerek örgüt propagandası yapma suçunun unsurları değiştirilmiş ve propagandanın suç olması için “terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek şekilde” yapılması şart koşulmuştur.
Madde gerekçesinde, her propagandanın değil, sadece terör yöntemlerine başvurmaya özendirecek propagandaların suç olmasının öngörüldüğü ve düşünce özgürlüğü sınırlarının genişletilerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu alanda aradığı kriterlere uygun bir düzenleme getirildiği belirtilmiştir.
Aynı maddede, 07.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4963 sayılı Kanun’la yeniden değişiklik yapılarak propagandanın, “şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde” yapılması halinde suç olacağı kabul edilmiştir.
Madde gerekçesinde, örgütle ilgili olsun veya olmasın şiddet veya diğer terör yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde propaganda yapanların cezalandırılmasının öngörüldüğü ifade edilmiştir.
18.07.2006 tarihinde yürürlüğü giren 5532 sayılı Kanun’la, anılan maddeden “yardım eden” ibaresi çıkarılmış, bir tanımlama yapılmamakla birlikte “terör örgütünün propagandasını yapma” suç olarak düzenlenmiş, suçun basın yayın yoluyla işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağına ve yayın sorumlularına da adlî para cezası verileceğine dair hükümler ilk defa bu değişiklikle maddeye eklenmiştir.
Maddede 11.04.2013 tarih ve 6459 sayılı Kanun’la suçun unsurları açısından en ciddi değişikliğe gidilmiştir. Buna göre ancak; “Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapma” durumunda fiil suç teşkil edecektir. Böylece düzenleme, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu konudaki kriterine uygun hale getirilerek son halini almıştır.
Bilahare 27.03.2015 tarih 6638 sayılı Kanun’un 10 maddesi ile, 7. maddenin 2. fıkrasının son cümlesinin “a” bendi yürürlükten kaldırılmış, maddeye 3. fıkra eklenmiştir.
Nihayet 17.10.2019 tarih, 7188 sayılı Kanun’un 13. maddesi ile de 7. maddenin 2. fıkrasının son cümlesinden önce gelmek üzere “Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.” cümlesi eklenmiştir. Görüldüğü gibi, safahatta yapılan her değişikliğin ifade ve basın özgürlüğü lehine geliştiği çok açıktır.
Türk Dil Kurumuna göre propaganda; “bir öğreti, düşünce veya inancı başkalarına tanıtmak, benimsetmek ve yaymak amacıyla söz, yazı vb. yollarla gerçekleştirilen çalışma, yaymaca” anlamına gelmektedir.
TMK 7/2, 1. cümlede yer alan düzenlemeye göre tipiklik açısından suçun oluşabilmesi için:
1) “Propaganda” niteliğinde bir fiilin işlenmesi,
2) Yapılan propagandanın;
• Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek şekilde veya
• Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övecek şekilde veya
• Terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Profil ismi sanık ismi ile uyumlu olup, kendisine ait olduğu tespit edilen Facebook hesabına ilişkin olarak düzenlenen ‘Açık Kaynak Bilgi Formu’nda; 07.04.2014 tarihli suça konu paylaşımın silahlı terör örgütü liderinin, yanında kamuflaj giymiş bir kadın silahlı terör örgütü mensubu bulunan ve üzerinde uzun namlulu silahlar ve hayvan figürü bulunan bir duvar önünde dururken çekilmiş fotoğrafını “ŞEV BAŞ HEVALNO” şeklinde yorumla birlikte herkese açık olacak şekilde paylaştığı, 20.04.2014 tarihli suça konu paylaşımın kırsal alanda toplanmış leşker kıyafetli silahlı terör örgütü mensupları ile yakılmış ateş üzerinden atlayan ellerinde YPG terör örgütünün sözde bayrağını tutan iki silahlı terör örgütü mensubunun yer aldığı fotoğrafını “VAR BAŞ HEVALNO” şeklinde yorumla birlikte herkese açık olacak şekilde paylaştığı yapmış olduğu paylaşımın PKK/KCK terör örgütünün cebir ve şiddet içeren eylemlerini meşru gösteren ve teşvik eden ifadeler içerdiği, örgüt mensuplarının kırsala giderek şiddet ve saldırı faaliyetleri yürütmelerinin övüldüğü, açıklama ile de paylaşımın sahiplenildiği, örgüte sempatiyi artırmak ve aktif desteğini sağlamak amacı taşıdığı nazara alındığında eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/793 Esas, 2022/478 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.