YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15989
KARAR NO : 2023/373
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31.05.2010 tarihli ve Esas No:2010/536, İddianame No:2010/536 sayılı iddianamesi ile, Mahkemenin kabulünde yer aldığı şekildeki anlatımla, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 116/4, 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.07.2010 tarihli ve 2010/226 Esas, 2010/309 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan beraatine, hırsızlık suçundan, TCK’nın 141/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 13.09.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
3. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/336 Esas, 2015/700 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hüküm açıklanmış, … Asliye Ceza Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli ve 2021/422 Esas, 2021/622 Kararı ile hırsızlık suçundan TCK’nın 141/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 52/3 ve 52/2. maddeleri gereğince 4.000, 00 TL adli para cezasına çevrilmesine, hükmolunan adli para cezasının aynı Kanun’un 52/4. maddesi gereğince her ay bir taksit olmak üzere 20 taksitte ödenmesine karar verilmiştir.
4. Kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20.04.2022 tarihli ve 2022/2267 Esas, 2022/7865 Karar sayılı kararı ile,
“a-Hırsızlık suçunun müştekiye ait evin dış kısmında bulunan tahta barakaya girilmek suretiyle işlenmiş olması ve mahkemece hayvanların kaldığı bu yerin konutun eklentisi olmadığının kabul edilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g bendine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, suç vasfının belirlenmesinde hataya düşülerek aynı Yasa’nın 141/1 maddesi ile uygulama yapılması,
b-Müştekinin soruşturma aşamasındaki 19/03/2010 tarihli beyanına göre suçun saat 20.40 sıralarında işlendiği, suç tarihinde güneşin saat 18.15’de battığının gece vaktinin ise saat 19.15’de başladığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 6. maddesinin (e) bendinde gece vaktinin, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman dilimi olarak tanımlandığı da nazara alınarak, hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
c- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20/11/2018 tarihli ve 2016/6-986 E., 2018/554 K. sayılı içtihadında belirtildiği üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması” nedenleriyle bozulmasına, karar verilmiştir.
5. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/298 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan, 142/2-g, 143, 31/3. maddeleri gereğince 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek cezanın infazının 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafii, süresi içerisinde 25/10/2022 tarihinde süre tutum talebinde bulunmuş, 11.10.2022 tarihli ayrıntılı temyiz dilekçesinde özetle, “Suça sürüklenen çocuğun eyleminin asli ve fer’i iştirak hükümleri çerçevesinde incelenmesi gerektiği, Mahkemenin sosyal inceleme raporu aldırılmamasına yönelik gerekçesinin yerinde olmadığı, kazanılmış hak gereği hükmedilen 6 ay 20 gün hapis cezasının kısa süreli olması nedeniyle seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğini” ileri sürmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece, suça sürüklenen çocuğun, diğer suça sürüklenen çocuklar … ve … ile birlikte, müştekinin ikametinin yanında bulunan tahta barakaya girerek buradan geceleyin bir adet koyunu çaldıkları, daha sonra bu koyunu 200,00 TL’ye sattıkları, araç kiraladıklarından dolayı bu parayı araç kiralama borcuna verdikleri, koyunun daha sonra kolluk tarafından bulunarak müştekiye iade edildiği, müştekinin zararının giderildiği, suça sürüklenen çocuğun, dava dışı suça sürüklenen çocuklarla birlikte bu şekilde üzerlerine atılı hırsızlık suçunu işlediği, Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20/04/2022 tarih ve 2022/2267 Esas, 2022/7865 Karar sayılı kararı da dikkate alınarak eylemine uyan atılı barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan küçükbaş hayvan hakkında hırsızlık suçundan 6545 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali daha lehe olduğundan TCK’nın 142/2-g maddesi uyarınca suç konusunun önemi, suça sürüklenen çocuğun kasta dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayini ile cezalandırılması yoluna gidildiği, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık eylemini geceden sayılan zaman dilimi içerisinde olan saat 20:40 sıralarında işlemesi sebebiyle 6545 sayılı Yasanın 63.maddesi ile değiştirilmeden önceki hali ile TCK’nın 143.maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/3 oranında artırım yapılmış, suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı dikkate alındığında suç tarihinden sonra olsa dahi kasıtlı suç sebebiyle birden fazla mahkumiyet hükmü bulunması sebebiyle aldığı cezanın geleceği ve sosyal çevresi üzerindeki olası etkilerini düşünmediği kanaatine varılmakla hakkında takdiren TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinden sonra olsa dahi kasıtlı suçlar sebebiyle birden fazla mahkumiyet hükmünün bulunması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sebebiyle verilen denetim süresini kasıtlı suç işleyerek ihlal etmesi sebebiyle yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından hakkındaki hükmün CMK’nın 231/5-6 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Mahkemece, hukuki süreç başlığı altında 3. maddede belirtilen bozma sebebi ile ilgili olarak, “Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği tarihte 15 yaşını doldurmuş olması sebebiyle başkasına ait bir eşyayı izinsiz olarak alıp satmak şeklindeki eylemin toplum nazarında hoş karşılanmayacağını ve hukuk düzenince de kınanması gereken bir hareket olduğunu bilebilecek durumda olduğu kanaatine varıldığından sosyal inceleme raporu aldırılmamasına” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Mahkemece bozma kararının gerekleri yerine getirilerek yapılan yargılamada, suça sürüklenen çocuğun ikrarı, olay mahallinde yapılan keşif ve 26.07.2010 tarihli bilirkişi raporu karşısında, suça sürüklenen çocuğun eylemi sübuta ermekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sosyal inceleme raporu almama gerekçesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 20.04.2022 tarihli bozma ilamından önce verilen ve sadece suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilen 23.12.2021 tarihli kararda suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık suçundan verilen 6 ay 20 gün hapis cezasının 4.000,00 TL adli para cezasına çevrildiği, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu kararın, bozmadan sonra kurulan 25.10.2022 tarihli hükümde, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, tayin olunan 2 yıl 8 ay hapis cezasının infazının CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/298 Esas, 2022/406 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.