Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/11923 E. 2009/6069 K. 22.06.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11923
KARAR NO : 2009/6069
KARAR TARİHİ : 22.06.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit- tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmasız, davalılar vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ile davalılardan … … ve … … vek. Av. … … … gelmiş, diğer davalı taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, davalılardan … … ve … …’… tekstil ürünleri satın alıp teminat olarak açık bono ile davalı … lehine araç rehni tesis ettiklerini, hiçbir borçları olmamasına rağmen rehinin kaldırılmadığını ve bonoların iade olunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen 2007/147 Esas sayılı davada ise, rehinin paraya çevrilmesi sonucu aracın satıldığını ve zarara uğratıldıklarını iddia ederek rehinli aracın bedeli ve kar kaybı toplamı 10.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında iddiaların asılsız olduğunu, davacıların borçlarını ödemediklerini bildirerek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davaya konu iki adet bono ile araç rehninin ticari ilişkinin teminatı olarak verildiği yolundaki iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Birleştirilen davalar müstakil dava vasfını korur ve her bir dava için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Mahkemece açıklanan husus ve HUMK.’nun 388. maddesi hükmü gözetilmeden birleştirilen 2007/147 Esas sayılı dava hakkında hüküm kurulmamış olması doğru görülmemiştir.
2-Davacılar iddialarında davalılardan kardeş olarak birlikte çalışan … … ve … … ile ticari ilişkileri olduğunu ve bonoların bu ilişki çerçevesinde teminat olarak verilip, araç rehinin de adı geçenlerin talebi üzerine yanlarında çalışan … lehine yine teminat amacıyla tesis edildiğini bildirmiş ve borca yönelik olarak da yapılan havale makbuzlarını dosyaya ibraz etmiştir.
Diğer yandan Cumhuriyet Savcılığına da ihbarda bulunulmuş ve davalı … bu ihbar kapsamında resmi merciler önünde 22.08.2008 tarihli ifadeyi vermiştir. Adı geçen … … ifadesinde, davacılara mal sattığını, mal bedelinin teminatı olarak bono aldığını ve ayrıca da araç rehni tesis olunduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle bonoların iade edilmediğini ve rehinin kaldırılmadığını söylemiştir.
Bu durumda tüm dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden davaya konu edilen iki adet bono ile araç rehninin davalılar … … ve … … ile davacılar arasındaki ticari ilişkinin teminatı olarak verildiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece davalılara ellerinde bulunan teminat kadar alacaklı olduklarını kanıtlamaları için delilleri sorulup, davacı yanca sunulan ödeme belgeleri de dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) ve (2) sayılı bentte açıklanan nedenle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan alınarak, davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.06.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.