Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2005/11204 E. 2006/1152 K. 20.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/11204
KARAR NO : 2006/1152
KARAR TARİHİ : 20.02.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde ortak yerlerin kullanımı nedeniyle ecrimisil, ısınma ve aydınlatma gideri ve apartman giderlerine katılım payının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava konusu anataşınmazın sığınağını beş yıldan beri depo olarak kullandığını ve bu süre içerisinde elektrik, aydınlatma ve ısınma bedeli ile aidatlarını ödemediğini ileri sürerek bu dönem için 3.000.000.000 TL. ecrimisil ve 1.075.000.000 TL.’de bu bölümün kullanılması sebebiyle elektrik, aydınlatma ve ısınma bedeli ile apartman giderlerine katılma payı olmak üzere 4.075.000.000 TL.’nin yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiş, mahkemece yönetici olan davacıya kat malikleri kurulunca sözkonusu alacağın tahsili için dava açmak üzere verilmiş bir yetki bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 20.maddesinin ikinci fıkrasında gider veya avans payı ödenmeyen kat maliklerine karşı diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından dava açılabileceği, icra takibi yapılabileceği belirtilmiş, yöneticinin görevlerini düzenleyen aynı yasanın 35.maddesi (i) bendinde de kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı yöneticinin dava açabileceği ve icra takibi yapabileceği öngörülmüştür.
Dosya içindeki belge ve bilgilerden; dava konusu anataşınmazda kat irtifakı kurulduğu, davacı yöneticinin anataşınmazda bağımsız bölüm maliki olduğu, davalının dava konusu bodrum ve sığınağı depo olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda değinilen yasa hükümlerine göre aynı zamanda bağımsız bölüm maliki de olan davacının, yönetici sıfatıyla böyle bir davayı açmak hak ve yetkisine sahip olduğu gözetilerek; davaya bakılıp davacının iddiası doğrultusunda yerinde uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yaptırılarak dava konusu yerin niteliğinin krokiye bağlanıp, davalıdan istenen elektrik, aydınlatma, ısınma bedeli ve apartman giderlerine katılma payının ne şekilde bir kullanım sonucu doğduğunun açıkça saptanması, dava konusu bölümde elektrik sayacı, kalorifer tesisatı ile aydınlatma araç ve gereçlerinin bulunup bulunmadığı, dava konusu giderlerin bu güne kadar tüm kat maliklerinden tahsil edilip edilmediği dava konusu edilen giderlerin bu güne kadar diğer bağımsız bölümlere ait ortak gider ve aidat alacaklarından ayrık tutulup tutulmadığı tespit edilip, ayrık tutulmaması halinde ancak bu giderlerin şahsi alacağa dönüşebileceği ve bu durumda Kat Mülkiyeti Yasasının 20.maddesinin üçüncü fıkrası gereği gözetilerek düzenlenecek rapor ve toplanan deliller sonucu oluşacak kanaata göre hüküm kurulması gerekirken, davanın yerinde olmayan yazılı gerekçe ile husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.02.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.