YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1393
KARAR NO : 2009/2365
KARAR TARİHİ : 26.03.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı banka vekili, bedeli paylaşıma konu araç üzerine, dava dışı borçluya kullandırılan taşıt kredisinin ve buna ilişkin sözleşme uyarınca müvekkili banka lehine doğacak alacakların teminatı olmak üzere rehin konulduğunu, borcun ödenmemesi üzerine rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takibe girişildiğini, borçlunun bu sözleşme dışında bankaya başkaca borçları olmasına rağmen, düzenlenen sıra cetvelinde sadece takip miktarı kadar alacağın kendilerine isabet ettirildiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Borçlu dışındaki davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece taşıt rehni sözleşmesinde aracın davacının bütün alacakları için teminat teşkil ettiği belirtilmiş olsa idi davasının haklı olabileceği, böyle bir durum söz konusu olmadığından sıra cetvelinin iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan 01.04.2008 günlü bilirkişi kurulu raporunda taşıt kredisi sözleşmesinde hüküm bulunsa idi, satış bedelinin davacının bütün alacakları için teminat teşkil edeceği belirtilmiş; bu rapora davacı yanca itiraz edilerek, sözleşmenin bir sureti eklenmiştir. Sunulan sözleşmenin 22 nci maddesinin, bedeli paylaşıma konu taşıtın bankanın doğmuş ve doğacak bütün borçları için teminat teşkil ettiği hükmünü içerdiği tartışmasız iken, bilirkişi kurulundan alınan 21.07.2008 tarihli ek raporda bu kez rehnin aleniyet unsurunu taşımadığı ve üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği belirtilmiştir. Mahkemece ilk bilirkişi kurulu raporundaki ifadeler tekrarlanmak suretiyle hüküm oluşturulmuştur.
Davacı yanca dayanılan kredi sözleşmesinin 22 nci maddesinin açık düzenlemesi karşısında davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.