YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6252
KARAR NO : 2023/966
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil ile ıslahla tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 195 m2 miktarlı 3415 parsel sayılı taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, davalının ise komşu 168 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalının vekil edeninin taşınmazının 20 m2’lik kısmına ihata duvarı yapmak ve bahçe olarak kullanmak suretiyle müdahalede bulunduğunu, davalıya ait evin balkonunun da vekil edeninin taşınmazına 15 m2’lik tecavüzünün bulunduğunu belirterek, davalının vekil edeninin taşınmazına vaki müdahalesinin önlenmesine, ihata duvarının yıkılmasına, davalının evinin ve balkonunun tecavüzü nedeniyle şimdilik
4.000,00 TL tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
2. Davacı vekili 05.07.2011 tarihli dilekçesi ile her ne kadar dava dilekçelerinde meni müdahale ve kal istenilmiş ise de, bilirkişi raporunda belirlenen 24.260,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazlar üzerindeki yapıların 25 yılı aşkın zamandan beri mevcut olduğunu, davacının inşaat yapımına müsaade ettiğini, davacının taşınmazına herhangi bir tecavüzün bulunmadığını, davacı taşınmazının ifrazla oluştuğunu, yola terk edilen kısmın terk sonrası m2’nin düşülmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne yönelik 01.02.2012 tarihli ve 2006/551Esas, 2012/65 Karar sayılı kararı, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 12.12.2012 tarihli ve 2012/11682 Esas, 2012/15001 Karar sayılı sayılı ilamı ile mahkeme hükmünün “mahkemece aldırılan raporlarda dava konusu taşınmazın m2 birim fiyatları arasında farklılar bulunduğu anlaşıldığından bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen 21.04.2014 tarihli ve 2013/143 Esas, 2014/24 Karar sayılı kararıyla, “davanın kabulü ile kadastro teknisyeni bilirkişi tarafından tanzim edilen 26/06/2008 tarihli rapor eki krokide gösterilen toplam 72,87 m2 alanın …. Kasabası 3415 parsel sayılı taşınmazdan ayrılarak farklı bir parsel numarası verilerek davalı adına tesciline; taşınmazın değeri olan 24.264,91 TL bedelin dava tarihi olan 25.06.2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 21.01.2020 tarih ve 2018/9636 Esas, 2020/443 Karar sayılı ilamı ile mahkeme hükmünün “bilirkişi heyetince, İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün araştırmaları sonucunda tespit edilip hazırlanan tutanaktaki miktara itibar edilmiş ise de, emniyet mensuplarının taşınmaz değeri tespit etmek yönünde bir görevleri bulunmadığı gibi bu konuda özel ve teknik bilgilerinin bulunduğundan da bahsedilemeyeceğine göre, mahkemece yapılması gereken iş, taraflardan bu konudaki delillerinin sorulması, Tapu Müdürlüğünden, Belediye Başkanlığından ve ilgili kurumlardan dava konusu taşınmaza emsal olabilecek taşınmazların değerinin araştırılması, gerekirse bu araştırmaların yapılması açısından bilirkişi heyetine de yetki verilmesi, bilirkişilerden, rapora esas alınan emsallerin eksik ve üstün taraflarının da tartışıldığı, açık, denetime ve hükme elverişli rapor alınması, ondan sonra toplanmış ve toplanacak delliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davanın kabulü ile kadastro teknisyeni bilirkişi tarafından tanzim edilen 26/06/2008 tarihli rapor eki krokide gösterilen toplam 72,87 m2 alanın … ilçesi … Kasabası 3415 parsel sayılı taşınmazdan ayrılarak farklı bir parsel numarası verilerek davalı adına tesciline; taşınmazın değeri olan 24.264,91 TL bedelin dava tarihi olan 25.06.2006 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
2. Mahkemece “… Belediyesi ve … Kadastro Müdürlüğünden alınan belgelere göre davacı taşınmazı (3415) ile davalı taşınmazı (168) arasında kadastro tespitinden sonra hiçbir sınır değişikliği ve imar uygulaması olmadığı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamından sonra, dosyada daha önceden yer alan bilirkişilerce tanzim edilen ek raporda göre tecavüzlü arsa alanının toplam değerinin 24.264.91 TL olarak hesaplandığı, taşkın yapının değerinin el atılan taşınmazın değerinden fazla olduğu, taşınmazın el atılan kısmının ifrazında engel bulunmadığının belediye tarafından bildirildiği, Yüksek Mahkemenin yerleşik kararlarında davacının da el atılan taşınmazın temliken tescil edilmesini isteyebileceği yönünde kararları bulunduğu ve bu kararlar dikkate alındığında davanın kabulünün gerektiği” gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; Arıtaş Belediyesinin 2014 yılında kapandığını, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede 2014 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi gereği yenileme çalışmalarının yapıldığını, parsellerin sınırı ve numaralarının değiştiğini, bu değişikliğe göre tecavüzün sonlanması ihtimalinin doğduğunu, bedelin ise yüksek hesaplandığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir. Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım, ecrimisil isteği ile açılmış; yargılama sırasında davacı davayı çekişmeli bölümün bedeli karşılığında davalı adına tescil isteğine dönüştürmüştür.
2. İlgili Hukuk
4721 s. TMK’nın 683, 722 nci madde ve devamı hükümleri, 730, 737 ile 750, 751 ile 761 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen … Asliye Hukuk Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan dahili davalı … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
HUMK’nın 440/III-1 inci bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.