YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/465
KARAR NO : 2006/1429
KARAR TARİHİ : 27.02.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde hakim müdahalesi yoluyla karar iptali, karşı dava dilekçesinde 1.043.000.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın ve karşı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı (karşı davalı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; anataşınmazın kömür gereksinimini karşılamak için kat malikleri kurulunca 1.7.2004 günü yapılan toplantı ve alınan kararın, yasanın aradığı şekil şartına aykırı olduğunu ve herhangi bir geçerliliği bulunmadığını ileri sürüp yargılama sırasında 27.6.2005 günlü dilekçesi ile de söz konusu kat malikleri kurulu toplantısı ile alınan kararların iptalini istemiş, bu dava ile birleşen davada ise davacı yönetici …’in bu davanın davacısı … aleyhine 1.043.000.000 TL yakıt giderinden kaynaklanan alacağın tahsilini talep etmiş, mahkemece asıl dava ile birleşen davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davacı-karşı davalı … ile davalı-karşı davacılar … ve …’nın dava konusu kat irtifaklı anataşınmazda sırasıyla 17, 6 ve 9 numaralı bağımsız bölüm maliki oldukları anlaşılmaktadır. Yargıtay uygulamalarına göre; kat malikleri kurulu toplantı ve kararlarının iptaline ilişkin davalarda husumetin, toplantıya katılıp olumlu oylarıyla kararın oluşmasına katkıda bulunan tüm kat maliklerine yöneltilmesi ve onların davaya dahil edilmesi gerekmektedir. Ayrıca Kat Mülkiyeti Yasasının 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre gider veya avans payını ödemeyen kat maliki hakkında diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici dava açabilir, icra takibi yapabilir. Mahkemece bu hususlar gözönünde bulundurularak asıl davada taraf teşkili sağlanmadan; birleştirilen davada ise davacı yöneticinin, ortak yakıt giderinden payına düşeni ödemediği savıyla borçlu davalı hakkında açtığı alacak davasında aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü ile kanıtların toplanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, her iki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.2.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.