Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/6710 E. 2023/11 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6710
KARAR NO : 2023/11
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2015 tarihli ve 2015/81 Esas, 2015/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.09.2019 tarihli ve 2015/201999 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiğine, delillerin takdirine, suç kastının olmadığına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 01.05.2010 tarihli kira sözleşmesi ile katılanın … yerini aylık 300 TL bedelle kiraladığı ve buna dair aralarında kira sözleşmesi yaptıkları halde, katılanın kira borcu nedeniyle 19.07.2012 tarihinde aleyhine başlattığı icra takibi sonrası icra dairesine yazdığı 31.08.2012 tarihli dilekçe ve ekinde kira bedelinin 100 TL olduğunu gösteren 20.05.2010 tarihli suça konu sahte kira sözleşmesini ibraz etmek suretiyle üzerine atılı özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmünün kurulduğu anlaşılmaktadır.
2. Suça konu belge aslının adli emanete alındığı ve belge üzerinde Mahkemece gözlem yapıldığı görülmüştür.
3. Uzmanlık raporlarına göre, suça konu sözleşmede yer alan yazı ve imzaların tanık …., sanık veya katılana ait olmadığı belirlenmiştir.
4. Sanık, katılanın … yerini kiraladığında sözleşme suretini kendisine vermediklerini, elektrik aboneliğini üzerine almak istediğinde ilk beyanında katılanın kardeşi olan tanık ….’nin, mahkemedeki beyanında ise katılanın kiracılarından birinin düzenlediği suça konu kira kontratını aldığını, icra takibi yapıldığında istedikleri bedelin yanlış olduğunu düşünerek elinde bulunan kira sözleşmesini sehven icra dairesine sunarak itirazda bulunduğunu, suç kastının olmadığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir.
5. Katılan, gerçek kira sözleşmesinin bir nüshasının sanığa verildiğini, suça konu sözleşmenin adına sahte olarak düzenlendiğini belirtmiştir.

6. Tanık …., kira sözleşmesini kimin düzenlediğini bilmediğini ve sanığa durumu sorduğunda kendisine, sözleşmenin sahte olduğunu, elektrik işlemleri için kullanmak istediğini söylediğini beyan etmiştir.
7. İcra Dairesine sunulan 31.08.2012 tarihli dilekçede, sanığın açıkça 2013 yılına ait kira bedelinin aylık 100 TL olduğunu ekindeki suça konu sözleşme ile delil gösterilip borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
8. Sanığın, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2008 tarih, 2008/47 Esas ve 2008/374 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 2 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerekirken, aynı mahkemenin 10.12.2009 tarih, 2009/593 Esas ve 2009/476 Karar sayılı 1 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün esas alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18…..2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, sanığın, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2008 tarihli ve 2008/47 Esas, 2008/374 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 2 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerekirken, aynı Mahkemenin 10.12.2009 tarihli ve 2009/593 Esas, 2009/476 Karar sayılı 1 yıl hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.04.2015 tarihli ve 2015/81 Esas, 2015/164 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine ”Sanığın, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2008 tarihli ve 2008/47 Esas, 2008/374 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 2 yıl hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK’nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK’nin 326/son ve 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.