YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13112
KARAR NO : 2023/561
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki taşınmaz ihalelerinin feshi şikayeti nedeniyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince ihalelerin feshi isteminin reddi ile şikayetçi aleyhine %1 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararında kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; gerek dosya borçlusuna gerekse tüm ilgililere tebliğlerin yasaya uygun yapılmadığını, satış ilanının tirajı belirsiz bir gazete ile yapıldığını, satış ilanının tüm alakadarlara tebliğ edilmeden ihalenin düşük bir bedel ile yapıldığını, ihale alıcısı olan şirketin sicil kayıtlarında bulunamadığını, alacaklı tarafından yasal sürede satış istenmediğini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı cevap dilekçesinde; diğer savunmalarının yanı sıra şikayetçinin hukuki yararı olmadığını, zarar unsurunun oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Şikayet edilen ihale alıcısı cevap dilekçesinde; diğer savunmalarının yanı sıra şikayetçinin hukuki yararı olmadığını, zarar unsurunun oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış talebinin 16.02.2022 tarihinde yapıldığı ve süresinde olduğu, dava konusu taşınmazların belirlenen kıymetlerinin üzerinde satıldığı, taşınmazlar ile ilgili satış ilanı tebligatının şikayet eden vekiline 03.06.2022 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, ilanın yapıldığı gazete tirajının 50.000’nin üzerinde olduğu gerekçeleriyle ihalenin feshi isteminin reddi ile şikayetçi aleyhine %1 para cezasına hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde verilen süre tutum dilekçesi ile borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İlk Derece Mahkemesi kararının tefhim edildiği borçlu süre tutum dilekçesi ile kararın mevzuata aykırı olduğunu, gerekçeli istinaf dilekçesini gerekçeli kararın taraflarına tebliğ edilmesi sonrasında sunacağını belirtmiş, gerekçeli karar tebliğine karşı süresi içerisinde gerekçeli istinaf nedenleri bildirmemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerekçeli kararın 24.08.2022 tarihinde elektronik olarak usulüne uygun tebliğine rağmen herhangi bir istinaf nedeni ileri sürmediği, istinaf incelemesinin HMK’nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapıldığı, mahkemece verilen kararda kamu düzeni yönünden bir eksiklik ve re’sen ihalenin feshini gerektiren neden bulunmadığı, ihale bedeli muhammen değerin üzerinde olmakla birlikte süresinde satış talep edilmediği iddiası yönünden işin esasının incelenmiş olması nedeni ile para cezasına hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; yüksek tirajlı gazetede ilan yapılmadığı için taşınmazların düşük bedelle ihale edildiğini, kıymet takdirine itirazlarında taşınmazların tapu kayıtlarında ayrı da olsalar da fiziken birleşik olduklarını ve normal ofis fiyatlarının üzerinde bir bedel belirlenmesi gerektiğini ileri sürdükleri halde beyanlarının dikkate alınmadığını, ihale alıcısının ticaret sicil kayıtlarında var olmadığını, usulsüz tebligat ve süresinde satış istenmediğine dair iddialarının incelenmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 115/1., 129., 134.maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İstinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların, temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
HK/AK
Üye Dr. …’in Karşı Oy Yazısı :
HMK’nun 369. maddesinin 3. bendi “Yargıtay tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleri ile bağlı olmayıp Kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir.” hükmünü öngörmüştür.
HMK 371. madde temyiz sebeplerini açıklamıştır.
İstinaf incelemesinin kapsamı HMK’nın 355. maddesinde; “incelenecek istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re’sen gözetir.” hükmü düzenlenmiştir.
İstinaf mahkemesi ileri sürülen sebeplerle bağlı olmaksızın maddi hukuk kurallarının ve usul hukukuna ilişkin mutlak istinaf sebeplerini kamu düzenine ilişkin olup olmadığına bakmadan kendiliğinden inceler. Hakimin hukuku re’sen uygulama görevi temyiz aşamasında olduğu kadar istinaf ve ilk derece aşamasında da aynen geçerlidir ve bu gerekçeye dayanan uygulama her derecede aynı kapsamda olmalıdır.
Ancak istinaf aşamasına ilişkin vakıa denetimi, hakimin hukuku uygulama görevinden ziyada tarafların vakıa ve delillere ilişkin usuli yükleri ile ilgilidir ki bu konudaki denetim kamu düzenine ilişkin vakıa söz konusu değil ise taraflarca ileri sürüldüğü ölçüde yapılabilir. HMK 355 maddesinde yazılı “inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır” hükmünü tarafların belirttiği vakıalarla sınırlı yapılır olarak yorumlanmalıdır. Ancak kamu düzenine ilişkin vakıayı taraflar istinaf dilekçesinde ileri sürmezse dahi Bölge Adliye Mahkemesi kendiliğinden inceler.
HMK 355 hükmü, istinaf sebebi olarak ileri sürülmez ise maddi hukuka veya usul hukukuna ilişkin mutlak istinaf sebeplerini denetlemeyeceği anlamına gelmez. Usuli kazanılmış hak veya istinaf sebepleriyle bağlı inceleme kuralı ile temyiz incelemesinin kapsamı sınırlandırılamaz. HMK 355 maddesinde yazılı kuralın istinaf aşamasının vakıa denetimi ile sınırlı bir kural olarak uygulamak, istinafı hukuki denetim bakımından temyiz aşaması ile eş değer tutmak başka bir anlatımla HMK 369 yazılı olduğu gibi inceleme yapabileceği şeklinde anlamak gerekir. Bu nedenle onama kararında yer alan istinaf dilekçesinde ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceği gerekçesine katılamıyorum. Değişik gerekçe ile Bölge Adliye Mahkemesi kararın değişik gerekçe ile onanması görüşündeyim. 15.02.2023