YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/2085
KARAR NO : 2023/358
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2015 Tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/302 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık … hakkında tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
2. Sanık … Hakkında
a) Tefecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 … hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
b) 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na aykırılık suçundan, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin b fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 … 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
1. Sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteği, sanığın hem tefecilik hem de 213 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından cezalandırılmasına kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanık … hakkında 213 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteği, katılan lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz İsteği,
Sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına, re’sen gözetilecek nedenlerle mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Vergi mükellefi olan sanık …’un 2012 takvim yılı işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporunda, mükellefin yetkili makamdan izin almadan faiz/komisyon karşılığında borç para vermek suretiyle POS tefecilik faaliyetinde bulunup ticari kazanç elde ettiği, bu faaliyetini gizlemek amacıyla düzenlemiş ve kullanmış olduğu faturaların bir kısmının gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayan sahte belge niteliğinde olduğu, POS tefecilik faaliyetinin fiilen sanık … tarafından yürütüldüğü, sahte fatura düzenleme ve kullanma fillerinin de bizzat sanık … tarafından işlendiği belirtilmiş, sanık … hakkında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarına ilişkin vergi suçu raporu ve mütalaa, tefecilik suçuna ilişkin görüş ve öneri raporu düzenlenip suç duyurusunda bulunulması üzerine sanıklar hakkında tefecilik, sanık … hakkında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davalarının birleştirilip yargılamanın birlikte yürütüldüğü anlaşılmıştır.
2. Yapılan vergi incelemesinde; mükellefin 2012 takvim yılı içerisinde mal sattığı firmaların büyük bir kısmından yine aynı yıl içerisinde mal almış olduğu, 2012 takvim yılında brüt satış tutarı 1.417.987 TL olduğu hâlde aynı yılda POS cihazlarından kredi kartları ile 1.252.401,00 TL tutarında çekim yapıldığı, POS cihazlarından kredi kartı çekimi yaptıran kişilerle mükellef tarafından adına belge düzenlenen kişilerin farklı kişiler olduğu, mükellefin 2012 takvim yılında mal sattığı veya mal satın aldığı firmaların bir kısmı hakkında gerek daha önceki yıllarda gerekse de 2012 takvim yılında POS tefecilik yaptıkları tespit edilmiş, kredi kartı ile işlem yapan örnekleme yoluyla seçilen kişilerden bir kısmının, sanıklarla akrabalık veya husumetlerinin bulunmadığı, sanık … ile muhatap oldukları, nakit ihtiyaçlarının karşılanması veya kredi kartı borcunun ertelenmesi amacıyla kredi kartlarından çekim yapıldığı, herhangi bir alışveriş yapılmadığına ilişkin beyanda bulundukları anlaşılmıştır.
3. Mahkemede dinlenen tanıklardan …, sanık …’i tanımadığını, sanık …’dan komisyon karşılığında para aldığını beyan etmiş, diğer tanıklar … ve Öznur kredi kartlarını kullanması için sanık …’e bıraktıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
4. Sanık … aşamalardaki savunmalarında özetle, … yerinin adına kayıtlı olduğunu ancak … yerini diğer sanık …’in işlettiğini, yüklenen suçu işlemediğini beyan etmiştir.
5. Sanık … aşamalardaki savunmalarında özetle; … yerini kendisinin işlettiğini, suça konu faturaların gerçek ticari ilişkiye dayandığını, yüklenen suçları işlemediğini beyan etmiştir.
6. Mahkemece, … yeri ile ilgilenen sanık …’in nakit ihtiyacı olan kişilere komisyon karşılığında para verdiği, POS tefecilik faaliyetini gizlemek amacıyla ilgisi olmayan kişilere sahte fatura düzenlendiği, POS tefecilik yapan diğer kişilerden kontör alış faturası temin ederek kullandığı kabul edilerek tefecilik ve 213 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından mahkumiyetine; sanık …’in mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı kabul edilerek beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında yalnızca tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarından açılan bir dava ve kurulan bir hükmün bulunmadığı; mükellefiyet sanık … adına kayıtlı olduğu hâlde işletmenin faaliyeti ile diğer sanık …’in ilgilendiği, sanık …’in diğer sanığın fiiline iştirak ettiğine dair herhangi bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2014 tarihli iddianamesi ile tefecilik suçundan, 10.04.2014 tarihli iddianamesi ile sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davalarının birleştirilerek yargılamanın birlikte yürütülüp aynı dosya üzerinden karar verildiği ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedildiğinin anlaşılması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.03.2019 tarihli ve 2019/4-6 Esas, 2019/214 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin vekalet ücretinin tayininde davacı veya sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve … tarafından takip olunan dava dosyalarının sayısını esas ve ilke olarak alması, taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmesi karşısında; katılan lehine … vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden
a. 213 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Sahte fatura kullanma ve sahte fatura düzenleme suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşmeyeceği, sanık hakkında her iki suçtan ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden hangi suçtan hüküm kurulduğu belirtilmeksizin 213 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan … hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin üç, dört, beş ve altıncı fıkraları uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
b. Tefecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
“Olay ve olgular” başlığında açıklanan vergi incelemesi sonucu yapılan tespitler, sanıkların savunmaları, kredi kartı kullananlar ve tanıkların beyanlarına göre, … yerinin faaliyeti ile ilgilenen sanık …’in, kredi kartı borcu veya nakit ihtiyacı olan kişilerin kredi kartlarından komisyon karşılığında çekim yaptığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. Sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması veya kredi kartı borcunun ertelenmesi amacıyla kullanmaktan ibaret fiillerinin, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36 ncı maddesinde düzenlenen gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme suçunu oluşturduğu gözetilmeden tefecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2015 tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/302 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Tefecilik ve 213 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçlarından Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenlerle Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2015 tarihli ve 2014/122 Esas, 2015/302 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.