YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18167
KARAR NO : 2023/300
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2015 tarihli ve 2014/151 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi gereğince 1 yıl 8 … hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluklarına,
2. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 52.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii:
1.Yerel mahkemece; son celsede savunma yapmak için kısa bir süre talep edilmesine rağmen talebinin reddedilmesi nedeniyle savunma hakkının kısıtlandığını,
2.Sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığını, sanığın atılı suçu işlemediğini,
3. Sanık hakkında zarar miktarı yanlış belirlenerek fazla adli para cezası tayin edildiğini,
Belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında … Bankası … Şubesine ait 20.600,00 TL bedelli tamamen sahte olarak oluşturulmuş çeki katılan …’ın sahibi olduğu şirkete vererek karşılığında mal alarak üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık soruşturma aşamasında özetle: Ben çeki çekte ismi yazılı bulunan … isimli kişiden aldım. …’dan toptan iaşe almıştım. Almış olduğum ürünler 22.000,00 TL tutmuştu. Bunun 20.600,00 TL’sini çekle kalan miktarını ise nakit ödemiştim.
3. Sanık kovuşturma aşamasında özetle: … yerinden mal alan … ve … isimli şahıslar, yazılarının kötü olduğunu söyleyerek bana çeki doldurmamı rica ettiler ve almış oldukları mal karşılığı olarak suç konusu çeki bana verdiler. Çek üzerindeki yazıları ben yazdım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Katılanın pazarlama elemanına daha önceden kendilerinden aldığımız mal karşılığına mahsuben çeki verdim. şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Katılan … beyanında özetle: … Ltd. Şti olarak biz toptan pazarlama işi yapmaktayız. Ben şirketin yetkilisiyim. Bizim pazarlamacılar aracılığıyla sanığa faturası da kesilmek suretiyle mal satılıp karşılığında dava konusu bu çek alınmış. Bu çek bizzat bana verilmedi. Pazarlamacı elemanlarımız çeki alıp getirmişlerdi. Günü gelmeden önce bayisi olduğum Albella Makarnaya …’e borcumuz karşılığında çeki ciro edip verdim. Onlarda Bankaya takasa koymuşlar. Günü geldiğinde çekin sahte olduğu ortaya çıkmış. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 30.05.2014 tarihli kriminal uzmanlık raporunda, çekin tamamen fotokopi yöntemiyle oluşturulduğu, çekin ön yüzünde bulunan yazılar ile ilk cirantaya ait isim, T.C, ve telefon numarasının yazılı olduğu kısım ile sanığa ait bilgiler ve sanık imzasının sanığın el ürünü olduğu ve çekin aldatma niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
6. Mahkemece yapılan yargılamada, sanık savunmalarında; suça konu çeki kimlik ve açık adreslerini bilmediği … ve … isimli şahıslardan aldığını ve bu şahısların isteği üzerine çekin ilgili yerlerini kendisinin yazdığını ve bu çeki daha önceden aldığı mal karşılığı katılana verdiğini savunmuş ise de; toptan gıda işi yaptığını ifade eden ve bu yönüyle piyasa koşullarını ve ticaret hayatını bildiği kabul edilen sanığın tanımadığı kişilerden oldukça yüksek tutarlı çek alması ve bununlada kalmayarak çekin ilgili yerlerini kendisinin yazmasının inandırıcı olmayıp somut dosya kapsamında suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu, yine sanık yönünden, katılanın aşamalardaki çekin sanıktan kendilerine intikaline ilişkin beyanları karşısında önceden doğmuş bir borca karşılık verilmiş bir çekten de söz edilemeyeceği, dolayısıyla sanığın atılı her iki suçu işlediği kaatine varılarak hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanığın daha önceki müdafiin müdafilikten çekilmesi nedeniyle 3. Celse yapılan yargılamada, sanığa savunma yapması için bir sonraki celseye kadar süre verildiği, salt yeni müdafi atanması sebebiyle tekrar yeni bir süre verilmeyeceğinin ihtar edilmiş olduğu ayrıca iki celse arasında yaklaşık iki aylık bir sürenin bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık müdafiin savunmanın kısıtlandığına ilişkin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden artırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 inci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısı 60 gün olarak belirlenip bu miktar üzerinden uygulama yapıldıktan sonra sonuç cezanın haksız elde olunan yararın iki katına çıkartılması ayrıca suç konusu çek bedeli 20.600,00 TL olduğu gözetilmeksizin çek bedelinin 26.000,00 TL olduğu belirlenmek suretiyle, sanık hakkında fazla adli para cezası tayin edilmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
… 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2015 tarihli ve 2014/151 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2015 tarihli ve 2014/151 Esas, 2015/34 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60”, “50 gün”, “1000,00 TL” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “2060 gün”, “1716”, ve “34.320,00 TL” ibarelerinin eklenmesi hüküm fıkrasının A-4 bölümünde yer alan “ANCAK sanık hakkında hükmolunan adli para cezası TCK.nun 158/1-f-son maddesi gereğince elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağından (elde edilen menfaat olan çek bedeli 26.000 TL’nin iki katının 52.000 TL yaptığı gözetilerek) sanığa verilen adli para cezasının 52.000,00-TL ADLİ PARA CEZASINA ÇIKARILMASINA,” cümlesinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2023 tarihinde karar verildi.