YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/31006
KARAR NO : 2023/74
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1115 E., 2021/204 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/290 Esas, 2019/111 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2019/1115 Esas, 2021/204 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.06.2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, yapılan yargılamada delillerin usulsüz toplandığı, hukuki nitelemenin doğru yapılmadığı, tanık N.Ç.’nin sanık aleyhine örgüt üyesi olduğuna ilişkin beyanda bulunmadığı yalnızca kendisine evlilik için önerildiğinde görüştüklerini ancak anlaşamadıkları için söz konusu evliliğin gerçekleşmediği, evlilik görüşmesini ayarlayan iki ByLock kullanıcısının konuşmalarında sanık aleyhine değerlendirilebilecek bir delilin olmadığı, itirafçı …’un beyanının hukuka uygun delil olmadığı bu fişleme dışında sanık aleyhine tanık beyanı bulunmadığı, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığı, örgütün çatı yapısı olarak belirtilen kişilerle bir görüşmesinin olmadığı, örgüt hiyerarşisine girdiğini gösterir hiçbir eylemi bulunmadığı eylemlerin yasal olduğu ve müvekkilin fiillerindeki amaç ve saikteki suç işleme kastının olmadığı, terör örgütü üyeliğinin yasal unsurlarının oluşmadığı, suçun manevi unsurunun gerçekleşmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/68532 soruşturma sayılı dosyasına gizli tanık … tarafından sunulan digital materyallerdeki örgütün emniyet mensupları arasındaki kendi üyelerine ilişkin listede sanığın da bilgilerinin bulunduğu, sanık hakkında A5 kodlaması yapıldığı, bu kodlamanın anlamının yine aynı digital materyallerin değerlendirmesine göre örgüte mensup olan, teslimiyeti, sadakati ve bağlılığı en üst seviyede olan kişiler olarak açıklandığı, tanık N.Ç. beyanında ByLock listesinde kayıtlı arkadaşı ve evlilik görüşmesini ayarlayan kişi olarak belirttiği … kod adlı Ş.A. ile … kod adlı C.E. isimli ByLock kullanıcısı örgüt mensubu arasındaki yazışma içeriklerine göre avukat olan N.Ç. rütbeli bir kişiyle 01.04.2016 tarihinde ya da bu tarihe yakın tarihlerde pozcu 2. Çevre yolunda çatı restaurant karşısı … sitesi b blok kat:11 no:31’de evlilik görüşmesi yapılacağının anlaşıldığı, etkin pişmanlıktan faydalanan N.Ç’nin tanık sıfatıyla kollukta verdiği ifadeye bakıldığında daha önce 2015 yılında örgüt içi evlilik amacıyla bir mühendisle görüştüğünü ancak bu kişiyi beğenmediği için evlenmediğini, sanıkla yukarıda belirtilen ByLock içeriklerindeki adreste bulunan başkasının evinde buluştuğunu, sanığın doğu kökenli olduğunu, … ilinde ikamet ettiğini, daha önce nişanlanıp ayrıldığını sanığa söylediği için sanığın bu iş olmaz dediğini, görüşme öncesinde gizlilik amacıyla kendilerini görüştüren kişinin sanığın yüzüne fazla bakmamasını istediğini, emniyet teşkilatında rütbeli bir şahıs olduğunu ancak evlenme kararı alınırsa kimliğini öğrenebileceğini söylediğini, sonuç olarak sanıkla evlilik kararı almadıklarını, sanığı görse tanıyabileceğini söyleyerek fotograftan da sanığı tanıyıp teşhis ettiğini, mahkemedeki duruşmada yüzyüze geldiklerinde de tanığın sanığı tanıdığı ve önceki ifadesinde belirttiği kişinin sanık olduğunu açıkladığı; yukarıda belirtilen başka örgüt mensuplarının ByLock yazışmasında da sanıkla tanığın buluşacağı adrese kadar evlilik görüşmeleri konusundaki bilgilerin tanık beyanıyla da desteklendiği, bu durumda sanığın gizli tanık …’un soruşturma makamlarına sunduğu emniyet yapılanmasındaki örgüt mensupları listesindeki üst düzey sadakatte olan A5 olarak kodlanan örgüt mensuplarından biri olduğunun anlaşıldığı sonuç ve kanaatiyle sanığın kendi iradesini örgüt iradesine adayan, örgütle organik bağ içerisine giren, örgütün belirlediği şekilde evlilik yapmaya çalışan, örgütün tarihi ve yöntemi bilinmeyen bir şekilde bünyesine kattığı ve örgüt tarafından en çok önem verilen kamu kesimlerinden emniyet teşkilatında rütbeli posizyonda çalışan örgüt üyelerinden olduğu, hiyerarşik yapı içerisine girdiği, 17/25 Aralık 2013 olayları olarak bilinen örgütün gerçek yüzünü bir miktar gösterdiği, bir kısım emniyet ve yargı içerisinde görevli örgüt üyeleriyle hükümet üyelerine yönelik adli soruşturma işlemleri gerçekleştirdikleri olaylardan sonraki devlet idaresinin sorumluları tarafından her kanaldan ve medyadan yapılan uyarılara rağmen 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsünden birkaç ay öncesinde 2016 yılında örgütsel bağlığını devam ettirerek örgüt içi evlilik yapmaya çalışarak örgütsel bağlılığının ortaya çıkmasına sebep olan davranışta bulunarak kastını ve amacını gösterdiği değerlendirilerek sanığın TCK’nın m.314/2 nci madde hükmü gereğince silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kanaatine varılmıştır.
Sanığın emniyet teşkilatında şube müdürü olması ve eğitim durumuna göre özellikle 17/25 aralık 2013 sürecinden sonra yapılan uyarılarla emniyet teşkilatında örgüt iltisakı nedeniyle ihraç ve yer değiştirme kararları da alınması nedeniyle kamuoyunda tartışılan bu konudan haberdar olmaması ve cemaat olarak geniş kesimlerce bilinen yapının aslında bir terör örgütü olduğunu bilmemesinin mümkün olamaycağı değerlendirilerek hata hükümlerinden fayadalanamayacağı kanaatine varılmıştır. Sanığın etkin pişmanlık hakkı duruşmada hatırlatılmasına karşın etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini, suçsuz olduğunu belirterek savunma yapması nedeniyle TCK’nın madde 221’de bulunan yasal şartlar gerçekleşmediğinden etkin pişmanlık hükümlerinden sanığın faydalandırılmasına yasal olanak bulunmamıştır. Sanığın örgütün nihai hedefi olan darbe yöntemiyle anayasal düzeni ortadan kaldırma hedefinde en önemli kadrolarından olan emniyet mensubu olması, emri altında çok sayıda polis bulunan şube müdürü posizyonunda çalışması, bu haliyle örgütün silahlı kanadında olması, kastın ve tehlikenin bu nedenlerle sıradan bir örgüt üyesine göre büyüklüğü dikkate alındığında temel cezanın belirlenmesi aşamasında bir miktar artırım yapılarak cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanığın adli sicil kaydının bulunmaması, cezanın geleceği üzerindeki etkisi, yargılama sürecinde olumsuz halinin bulunmaması birlikte değerlendirilerek cezada takdiri indirim yapılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
4. Sınıf Emniyet Müdürü iken ihraç olan, ByLock kullanıcısı olmayan, Bank … hesabı bulunmayan, gizli tanık … tarafından sunulan digital materyallerdeki örgütün emniyet mensupları arasındaki kendi üyelerine ilişkin listede ismi bulunan ve hakkında A5 kodlaması yapılan sanık hakkındaki; örgüt içi evlilik kapsamında görüştüğü ancak anlaşamamaları sebebiyle evliliğin gerçekleşmediği yönündeki tanık N.Ç.’ nin beyanı ve örgüt içerisinde katalog evlilik olarak anılan evlendirme işleri ile ilgilendikleri tespit edilen iki ByLock kullanıcısının yazışmaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; mevcut haliyle sanığın örgütle irtibatlı olduğu anlaşılmakta ise de, sanığın örgüt hiyerarşisine girip girmediğinin ve bu kapsamdaki faaliyetlerinin çeşitliliği ve yoğunluğunun tespiti açısından; örgüt içerisinde izdivaç mesulü oldukları tespit edilen iki ByLock kullanıcısının tanık olarak dinlenilmeleri ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasından yapılacak araştırmaya göre başkaca kişilerin sanık hakkında bilgi ve beyanı olup olmadığı da araştırılarak, yapılacak tahkikat sonucunda varsa ilgili şahısların sanık hakkındaki beyanlarının aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesiyle CMK’nın 217 inci maddesi uyarınca okunarak beyanlara karşı sanık ve müdafisinin diyeceklerinin sorulması ve gerek görüldüğü takdirde mahkemede tanık olarak dinlenmelerinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.02.2021 tarihli ve 2019/1115 Esas, 2021/204 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.