YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5901
KARAR NO : 2023/712
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında LNG alım satım sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekkiline kesintisiz olarak LNG temin etmekle yükümlü olduğunu, 22.10.2011 ve 01.11.2011 tarihleri arasında davalı tarafından akde aykırı bir şekilde müvekkili şirkete LNG teslimatı yapılmadığını, sözleşme uyarınca davalının LNG teminini aksatması halinde müvekkilinin alternatif olarak kullanacağı fuel oil ile LNG arasındaki maliyet farkının davalı tarafından karşılanması gerektiğini, bu sebeple üretimin aksamaması için teslimat yapılmayan günlere ilişkin olarak dava dışı Evci Petrol Ürünleri Ltd. Şti.’nden fuel oil temin edildiğini, davalının akde aykırı davranışı ile teslimat yapmaması sebebiyle müvekkilinin fuel oil temin etmesi sonucunda 223.766,01 TL maliyet farkı oluştuğunu, bu bedelin davalıya gönderilen 27.12.2011 tarihli ve 055436 keşide numaralı ihtarname ile talep edildiğini, davalı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşme gereğince, davalının müvekkilinin üretimini aksatmayacak şekilde LNG teslimatına özen göstermekle yükümlü olduğunu, anılan dönemde başka şirketlere LNG teslimleri olduğunun haricen öğrenildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 223.766,01 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 7 nci maddesine göre davacının 3 aylık dönemler halinde termin programını müvekkiline iletmesi gerekirken, söz konusu dönem için termin programını müvekkiline bildirmediğini, hava koşulları nedeniyle LNG yüklü gemilerin Boğazdan geçişlerine izin verilmediğini, bu nedenle LNG temininin yapılamadığını, bu dönemde oluşan talep yığılması ve artışı nedeniyle kısıtlı mal verilmesinin kaçınılmaz olduğunu, böyle bir durumda da önceliğin dönemsel termin programını bildiren müşterilere verildiğini, davacıya da aynı nedenle dönemsel termin programını bildirmediğinden kısıtlı mal verilmek zorunda kalındığını belirterek davanın reddine istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin termin programına ilişkin esaslar başlıklı 7 nci maddesinde, satıcının üç aylık dönemler (Ocak-Şubat-Mart, Nisan-Mayıs-Haziran, Temmuz-Ağustos-Eylül, Ekim-Kasım-Aralık) halinde BOTAŞ’a LNG kapasite rezervasyonunu yaptırmak zorunda olduğu, müşterilerden dönem başlangıçlarından önce üç aylık dönemsel termin programını isteyeceği, bu sebepten dolayı müşterinin, işbu sözleşme gereği alacağı LNG’ye ait dönemsel termin programını sözleşme süresince her dönemden önce satıcıya vereceği, dönemsel termin programının satıcıya müşteri tarafından bildirilmemesi durumunda bir önceki döneminin termin programı yeni girilecek döneme ait termin programı olarak esas alınacağı, satıcının mücbir sebepler haricinde müşterinin üretimini aksatmayacak şekilde söz konusu ürünlerin teslimatına özen göstereceği, satıcının, müşterinin LNG talebini mücbir sebeplert dışında aksatması durumunda müşterinin alternatif olarak kullanacağı fuel oil ile LNG arasındaki maliyet farkını karşılayacağının anlaşıldığı, davalının savunmasının aksine, LNG yüklü gemilerin Boğaz’dan geçişinde herhangi bir engel olmadığı tespit edilmiş ise de davacının mezkur tarihi kapsayan üç aylık termin programını davalıya bildirmediği, bu nedenle davalı tarafından önceki üç aylık termin programının teslim edilecek LNG miktarı olarak esas alınması gerektiği, davacının kendi ticari defterleri ve sunulan faturalara göre mezkur tarihlerin dahil olduğu üç aylık süre içerisinde davalının davacıya bir önceki üç aylık dönemden fazla miktarda LNG teslimatı yaptığının tespit edildiği, anılan tarihlerde de 48.560,00 kg LNG teslim edildiği, taraflar arasında belirli bir süre ile ya da her gün teslim edilecek LNG miktarı konusunda bir anlaşma olmadığı, davalının üzerine düşen edimi uygun bir şekilde ifa ettiği, davacının talebinde haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının mücbir sebep iddiasının asılsız olduğunun ortaya çıktığını, davacının müvekkiline sevkiyat yapmaması için termin programının bildirilmemiş olmasının tek başına haklı bir neden olmadığını, bunun ileri sürülmesinin, kötü niyetli olduğunu, termin programının bildirilmemiş olmasının dava konusu döneme kadar davalı şirket tarafından hiç ileri sürülmediğini, davalı şirket tarafından Ekim-Kasım-Aralık döneminden önceki üç aylık dönemde kullanılan LNG miktarından fazlasının müvekkili şirkete sevk edildiğini, bunun da davalı şirketin termin programını veya önceki üç aylık dönemdeki kullanımı bağlayıcı kabul etmediğini gösterdiğini, termin dönemi bildirilmemesi halinde önceki üç aylık dönemin dikkate alınmasının doğru olmadığını, gıda sektöründe faaliyet gösteren müvekkilin üretimlerinin dönemlik olduğunu, bu nedenle bir önceki sene LNG kullanımı dikkate alınarak düzenleme yapılması gerektiğini, sevkiyat yapılmayacağı konusunda davalı şirket tarafından herhangi bir bildirim de yapılmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir önlem alamadığını, sevkiyat yapılmaması sebebiyle fuel oil satın almak zorunda kaldığını belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı ve gerekçesi yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince/davalı vekilince/taraf vekillerince temyiz dilekçesinde/dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.